Vakıflar Genel Müdürlüğü
info@vakifgureba.gov.tr
0 212 453 17 00
 
Bezm-i Âlem Valide Sultan Vakfiyeleri ve Vakıf Gureba Hastanesi

 
Word (doc) halini görüntülemek için tıklayınız.

 

BEZM-İ ÂLEM VALİDE SULTAN

VAKFİYELERİ

VE

 VAKIF GUREBA HASTANESİ

 

 

Düzenleyen : Doç.Dr. Rıza KUTANİŞ

 

ARALIK-2000

 

 

 

BEZM-İ ALEM VALİDE SULTAN

Gureba Hastanesini Vakfeden Bezm-i âlem Valide Sultan’ın hayatı hakkında fazla bilgi mevcut olmamakla birlikte 1809 yılında doğduğu söyleniyor. Küçük yaşta Osmanlı sarayına cariye olarak alınmış, sarayda iyi bir eğitim ve terbiye aldıktan sonra  1822 yılında Sultan II.Mahmud’un eşi , oğlu  I. Abdülmecid’in 1839 yılında da padişah olması ile Valide Sultan olmuştur.

I.Abdülmecid’in 16 yaşında padişah olması sebebiyle Valide Sultan’ın devlet işlerinde oğluna yardımcı olmuş, 30 Haziran 1853 yılında 45 yaşında iken vefat etmiştir.

Bezm-i âlem Valide Sultan; devletin kendisine tahsis ettiği maaş ve gelirlerin tümünü hayır işlerinde kullanmıştır. Fakir ve muhtaçlara yardım etmek, yetim ve kimsesiz kızları evlendirmek, borçlulara yardım etmek gibi faaliyetleri yanında bugün şükranla anılmasına sebep olan pek çok hayır eserleri de bırakmıştır.
Bezm-i âlem Valide Sultan 1840-1850 yıllar arasında büyük mal varlığına sahip 14 ayrı vakıf kurmuştur. Bu vakıflara ait vakfiyeler; Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün arşivindeki 634 numaralı vakfiye defterinin 83-126. sayfaları ile kasada mahfuz 32 numaralı orijinal defterde kayıtlı bulunmaktadır. Hastane ile ilgili olan 1263 / 1845 tarihli vakfiye 12.sırada yer almaktadır. Bu vakfiyelerle vakfedilen mal varlığı tablo-I’de, gerçekleştirilmesi istenilen hizmet ve hayır şartları tablo-II’de takdim edilmiştir.

VAKIF GUREBA HASTANESİ

XIX.Asrın ilk yarısında, 1261/1843 yılında, İstanbul’da büyük bir çiçek ve kolera salgını meydana gelmiştir. Mevcut sağlık kuruluşları yetmemiş, bu hastalığın tedavisinde yetersiz kalınmış, yetkililer de çaresiz kalmışlardır. Bu sebeple, Valide Sultan, yeni hastane ihtıyacını  karşılamak için bugünkü Çapa ile Fındıkzade semtleri arasında bulunan Sultan II. Beyazid (1418-1512), Sultan Mustafa (1557-1774), Kamerzade Zeynep Kadın, Helvacıbaşı İskender ve Mustafa Ağalar vakıflarından mukataalı  toplam 89.227 zira zemin üzerine,  garip ve fakirlerin tedavi edileceği  (VGHA 1263:634 / 113-119) bir hastane yaptırarak vakfetmiştir. Bu hastane,  24 Eylül 1843 tarihinde temeli atılmış (?), 4 Nisan 1845 Cuma günü Padişah I.Abdülmecid  ve diğer devlet erkanının katıldığı bir törenle hizmete açılmıştır.
Hastanenin hizmete girmesinden iki ay önce ilgili vakfiye ( 1263 / 1845 ) düzenlenmiştir. Bu vakfiye ile garip ve fakirlerin tedavi edileceği bir hastane, hastane bahçesinde bir cami, bunların masraflarının karşılanması için; bir göl (Terkos Gölü), 13
dükkan , 11 bahçe, 73 dönüm tarla , 9 zeytinlik, 2 çiftlik, 65 oda , 5 zeytin mengenesi, 180 parça arazi, 29.264 zeytin ağacı, 1 hamam, bir bakkal dükkanı, 1 taş ocağı, 1 samanlık , iki taşlı bir su değirmeni vakfedilmiştir  (VGMA 1263: 634 /113-119).
Vakfedilen mal ve mülklerin kiraya verilmesi, elde edilen gelirlerin öncelikle II. Beyazid, Sultan Mustafa ve diğer mukataalı vakıfların mukata-i zemin bedellerinin ödenmesi, geriye kalan paraların vakfına ilave edilmesi istenmektedir. Vakıf gelirlerinin yanında, Mart 1845 yılından itibaren , satırcılık hesabı fazlasından günde 20  kıyye et, Bağdat gümrük gelirleri fazlasından  750 kise, Trabzon ve çevresinde bulunan gümrük iskelesi mukataa gelirlerinden  maliyece alınmakta olan  1/3 nispetindeki 39.487 kuruş, maliye hazinesinden hastaneye aktarılmaktadır. Bu şekilde, maliye hazinesinden hastaneye verilen para 4 yük 14.847 kuruşu bulmuştur.
Vakfedilen akarların işletilmesinden sağlanan gelir ve maliye hazinesinden verilen paralarla; hastane fakir ve garip hastaların tedavi masrafları ile camide görev alan  görevlilerin  ücretleri ödenmiştir. Ayrıca; hastanenin işletilmesi hususunda  Efkaf Nezareti’nden alınan bir karar uyarınca, hastaneye tayin olan personel aylıklarının ödenmesi  ve hastanenin bütün diğer masraflarının vakfedilen akarlardan sağlanan gelirlerden sağlanması, vakfiyede tâdât edilen gelirlerin bu hizmetler için yeterli olmaması halinde kalan eksikliğin Bezm-i âlem Valide Sultan’nın diğer vakıflarının gelirlerinden tamamlanması öngörülmektedir. Bezm-i âlem Valide Sultan’ın her vakfının ayrı ayrı amacı olduğu halde, hastane ile ilgili vakfiyede geçen bir ifade ile diğer bütün vakıflar hastane hizmetleriyle irtibatlandırılmıştır.
Hastanenin kuruluş işlemlerinin tamamlanmasından sonra, mazbut vakıflar arasında mutalaâ edilen Valide Sultan Vakıfları, Evkaf-i Hümâyün Nezareti’nce işletilmiş ve hastane hizmetlerinin yerine getirilmesine büyük önem verilmiştir.Hastanenin çalışma şartları; 1843 tarihli İdare-i Dahiliye Nizamnamesi ( VGMA 1203 : 44/27 ) ile düzenlenmiştir.Gerek vakfiye ve gerekse nizamnamenin düzenlendiği tarih göz önüne alındığı takdirde; sağlık hizmetinin, bugünün anlayışıyla çağdaş ve modern bir düşünce ile ele alındığı görülmektedir. Vakfiye ile fakir ve gariplerin ücretsiz tedavisi sağlanırken, nizamnamede ise hastaların iaşesi hakkında çok titiz hükümler yer almaktadır. Nizamnamede bir soğanın bir altın bile olsa alınması, iaşeden tasarruf yapılmaması,  doktorların hasta yiyecekleri konusunda ki tavsiye ve isteklerine kesinlikle uyulması ifade edilmektir. Ayrıca; nizamnamede, çalışan sağlık ve idari personelin ücretleri ve tayinatları, mesai ve izin durumları, hasta kabul ve taburcu edilmelerinde uyulacak kurallar vb. gibi konulara da yer verilmektedir. Vakfiye ve nizamnamede; maktu giderler ve tâdât edilen hizmetler yerine, zamanın gereklerine uyulması
ve hastaların tedavisinde en son tıbbi gelişmelerin uygulanması istenmektedir. Bu anlayışa uygun olarak 1845 yılında tek katlı binasında 200 yataklı kapasitesi ile hizmete açılan Vakıf Gureba hastanesi; zamanın gereklerine göre geliştirilmiş, ilave bina ve yatırımlarla            çağdaş ve modern  bir sağlık kuruluşu olarak günümüze kadar gelmiştir.
Vakfedilen akarların işletilmesiyle sağlanan gelirlerle yıllarca vakfiye doğrultusunda hizmet veren hastanede; akarların bir kısmının başka amaçlara tahsis edilmesi sebebiyle son yıllarda fakir ve garip hastaların tedavisinde sıkıntılar ortaya çıkmış ise de bu özelliği devam etmektedir. Bugün Vakıf Gureba hastanesinde; sadece hastanın beyanı ile ücretsiz hasta kabulü yapılmaktadır.

HASTANE TARİHİ

Hastane, 4 Nisan 1845 yılında, tek katlı tarihi binasında hizmete açılmıştır. Daha sonra; yatak kapasitesini artırmak ve çağın gelişen tıbbi ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde bugün Çapa Tıp Fakültesinin bulunduğu yerdeki eski binalar inşaa edilmiş, 1915 yılında bitirilerek Gureba hastanesine ilave olmuştur. 1924 yılına kadar Evkâf idaresine bağlı olarak hizmet veren hastane şer’iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması ve vakıfların yönetiminin Genel Müdürlük halinde Başbakanlığa bağlanması üzere; masraflar Evkaf idaresi bütçesinden karşılanmak kaydıyla sağlık personelinin atanması ve hastanenin kontrolu Sağlık Bakanlığına bağlanmıştır. Hastane 1933 yılında yüksek öğretimde başlatılan reform çalışmaları ve tıp fakültesinin Haydarpaşa’da İstanbul yakasına taşınması sebebiyle ortaya çıkan bina ihtiyacı çerçevesinde, hastane eğitim ve öğretim yönünden İstanbul Tıp Fakültesine devredilmiş, 1956 yılında kabul edilen 6760 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğü Teşkilat Kanunu hükümleri gereğince, hastane yönetimi, Sağlık Bakanlığından alınarak tekrar Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlanmış, fakat eğitim ve öğretim yönünden İstanbul Tıp Fakültesi ile olan
bağlantısı 1966 yılına kadar devam etmiştir. 1956 yılından itibaren tıp fakültesinin klinikleri inşa edildikçe, fakülte bölüm bölüm taşınmış ve 1966 yılından itibaren bağımsız bir vakıf hastanesi kimliğine kavuşmuştur. Hastane, tıp fakültesi ile irtibatını kesilmesi sırasında, 1915 yılında hizmete giren tıp fakültesi kampüsü içinde bulunan Gureba’nın ek binaları Vakıflar İdare Meclisinin kararı, Bakanlar Kurulunun 23.02.1966 gün ve 6/6015 sayılı onayı ile  bedel karşılığı tıp fakültesine bırakılmıştır.
             Bugün sağlık hizmetinin verildiği Yeni Gureba hastanesi binası 1969 yılında temeli atılmıştır. 1983 yılında hastane bünyesinde bulunan “Vakıf Gureba Hastanesi Kliniklerine Yardım Vakfı’nın” önderliğinde hayırsever insanlarımızın fakir ve garip hastaların tedavisinde kullanmak şartıyla, arazi, bina ve nakit yardımlarıyla yürütülen bir kampanya ile
Yeni Gureba Hastanesi 1990 yılında kısmen, 1992 yılında tamamen bitirilerek hizmete açılmıştır. Yeni hastanenin  8 adet olan ameliyathanesi eski bir proje  ve ihtiyacı karşılamaktan uzak olması sebebiyle; Vakıf Gureba Hastanesi Kliniklere Yardım Vakfı’nın gayretiyle 12 ameliyathane olarak yeniden inşa edilerek 1998 yılın sonunda hizmete girmiştir.
Yeni gureba Hastanesi, başlangıçta 800 yataklı kapasiteli olarak düşünülmüş iken, günün şartlarına göre modern anlayışla  ve bir eğitim hastanesi statüsü içinde ele alındığında hastanenin 550 yatak kapasiteli olabileceği görülmüştür (VGM/Hayır İşl.1990:241/49 raporu). Yeni Gureba Hastanesine ek olarak 1978 yılında Onkoloji Merkezinin temeli atılmış, poliklinik, laboratuar ve radyoterapi birimleri ile 50 yataklı klinik ihtiva eden modern bir merkez olarak 1986 yılında hizmete girmiştir.
            Vakıf Gureba Hastanesi, halen; toplam 72.726 m2’lik bir alanda, yeni bina, onkoloji merkezi, eski bina ve eski binaya ilave yeni pavyon ile Frank amfisi olmak üzere toplam 5 aynı binadan yapılıdır. Eski bina ve buna ilave yeni pavyon binası ile Frank amfisi restorasyon çalışmaları devam ettiğinden kullanılmamaktadır.
            Özetle: Vakıf Gureba hastanesi; halen, röntgen, biyokimya, mikrobiyoloji ve patoloji laboratuarları, her türlü donanıma sahip 18 yataklı modern bir yoğun bakım ünitesi, biri acil olmak üzere 14 ameliyathanesi, 21 ayrı hizmet kliniği olan ve 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti veren 600 yataklı, çağdaş ve modern bir eğitim hastanesidir. Bakım ve onarımı devam eden binalar hizmete girdiğinde 1000 yatak kapasitesine ulaşacaktır. Hastane, 1843 yılından beri  kesintisiz sağlık hizmet veren, ülkemizin en büyük sağlık kuruluşlarından biridir.
            Vakıf Gureba hastanesi; araç-gereç ve donanım yönünden, Tıp Fakülteleri, Sağlık Bakanlığı ve SSK Hastaneleri dışında 4. büyük sağlık kuruluşudur. Ancak teknolojik donanımı ve sağlık hizmetinin kalitesi dikkate alındığında bir çok tıp fakültesi ve Sağlık Bakanlığı hastanelerine göre daha üst düzeydedir. Son yıllarda, hastanenin teknik donanımı ve yerleşik bulunduğu bölgedeki  konumu sebebiyle yada sahip olduğu bu imkanlardan yaralanmak için, birçok kurum, hizmet ve tahsis amacı dikkate alınmadan, yeni bir statü ile   hastaneyi kullanma gayreti içine girmiştir:

  1. 1977 yılında, Gureba hastanesi bünyesinde bir tıp fakültesi açılması için, Erzurum Atatürk Üniversitesi ile  eğitim ve öğretim işbirliği yapılması düşünülmüş ise de bu girişim amacına ulaşamamıştır (VGM Hayır İşl. 1977: 16/111, 243-10).
  2. 1979 yılında, İstanbul İktisadı ve Ticari İlimler Akademisi ile 17.01.1979 tarih ve 61 no’lu Vakıflar İdare Meclisi kararı ile işbirliği gerçekleştirilmiş ve hastane bünyesinde tıp fakültesi açılmıştır. Ancak, Ankara Üniversitesi Rektörlüğünün Akademi

       bünyesinde Tıp fakültesi açılamayacağı gerekçesiyle Danıştay 8. Dairesinde açtığı          
      dava neticesinde; uygulamanın vakfiye şartına aykırı olduğu gerekçesiyle işbirliği
       protokolü iptal edilmiştir. Danıştay 8. Dairesinin 3.10.1979 gün ve 1979/63 sayılı
       kararı ile iptal ve İstanbul 10. Asliye mahkemesinin 18.09.1980 gün ve 27/588 sayılı
      tahliye kararları üzerine bu teşebbüste sonuçsuz kalmıştır(VGM Hay.İşl.1980:243-10)

  1. 1980 sonrası, Vakıflar İdare Meclisinin 8: 3. 1983 tarih ve 10/90 sayılı kararı ile İstanbul üniversitesi ile eğitim işbirliği anlaşması yapılmış ise de, kurumlar arası yapılan bu anlaşma da faaliyete geçirilememiştir.
  2. 1989 yılında; Vakıf  Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde, Vakıf Gureba hastanesi bünyesinde, mazbut Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıfları ile Türk Medeni Kanunu gereğince kurulan Gureba Hastanesi Kliniklere Yardım Vakfı bir araya getirilerek “Bezm-i Alem Üniversitesi” adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur. Ancak Yüksek Öğretim kurulunun önce izin verdiği bu üniversitenin kuruluş izni; Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme kurulunun 03.03.1989 gün ve      15-54-24-89 sayılı raporunda, uygulamanın vakfiye şartlarına aykırı olduğunun belirtilmesi üzerine 07.03.1989 gün ve 89.11.403 sayılı kararı ile iptal etmiş, Bezm-i Alem Üniversitesinin tüzel kişiliği ortadan kalkmıştır.
  3. 1999 yılında, Gureba Hastanesi ile İstanbul Tıp Fakültesi arasında eğitim ve öğretim alanında işbirliği yapılmasını öngören bir protokol imzalanması, Vakıflar İdare meclisinin 07.04.1999 gün ve 265 sayılı kararı ile uygun görülmesine rağmen bu protokole de işlerlik kazandırılamamıştır. Ayrıca; 2000 yılında hastanenin, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne tahsisi ile ilgili olarak Bakanlar Kuruluna sunulmak üzere bir protokol hazırlanmış ise de sonuçsuz kalmıştır.
  4. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı 18.11. 1999 tarih ve 26536 sayılı yazısı ile restorasyon çalışmaları devam eden eski Gureba hastanesi binasını kiralama isteği; Vakıflar Genel Müdürlüğünün 09.02.2000 tarih ve 5939 sayılı yazısı ile fakir ve kimsesiz  hasta vatandaşların ücretsiz teşhis ve tedavileri için vakfedilen bir vakıf olduğu, diğer mazbut vakıflar gibi temsil ve idare görevinin, kanunla Vakıflar Genel Müdürlüğüne verildiği ifade edilerek kiralama talebi reddedilmiştir.
  5. Hastane, Vakıflar İdare Meclisini 21.07.2000 tarih ve 611/627 sayılı kararına dayanılarak 2762 sayılı Vakıflar Kanun 10. maddesine göre Bakanlar Kurulunun 10.8.2000 gün ve 2000/1331 sayılı kararı ile Sosyal Sigortalar Kurumu Genel Müdürlüğüne 10 yıl süre ve bedelli alarak tahsis edilmiştir. Konu ile ilgili olarak; yeni

      Gureba Hastanesi’nin yapımında, fakir ve garip hastaları tedavisi için, hayırsever 
       insanlardan şartlı yardım toplayan ve hastanenin bitirilmesinde katkıları olan
      Kliniklere yardım vakfı yönetimi, Gureba hastanesini, vakıflar kanunun 10. maddesine
      dayanılarak, başka bir kuruma tahsisi öngören Bakanlar kurulu kararına yürütmeyi
      durdurma ve bu kararın iptali için Danıştay’da dava açmıştır. Dava devam etmektedir.

          Vakıf Gureba hastanesinin 158 yıllık tarihi boyunca, yönetimi zaman zaman el değiştirse de, çağın gereklerine uygun bina ve teknik donanımı için gerekli yatırımlar  yapılarak, hizmet geleneğinde her hangi bir değişikliğe uğramadan, vakfiyesi doğrultusunda hizmetine bugüne kadar devam etmiştir. Hastanenin başka bir kuruma devredilme veya tahsisi çalışmalarında ise, yapılan bu girişimler de vakfiye şartının ihyası düşünülmediğinden başlatılan her  teşebbüs sonuçsuz kalmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün hastane yönetimi ve vakfiye gereğine uygun işletim ve idare konusunda ciddi tedbirleri alma gayretinde olmaması, yasa ile bu kuruma verilen görevleri yerine getirmeyişi, hastanenin bugün karşılaştığı en önemli sorunlardan biridir. Hastanenin bir hizmet geleneği, kültür birikimi ve bir vakıf müessesesi olduğu  unutularak yapılacak her yeni bir yapılanma gayretleri boşa çıkacağı kesindir. Hastanenin fakir ve garip hastaların ücretsiz yararlanacağı bir müessese olduğu ve bu hizmetin masrafları için gelir kaynaklarının vakfedildiği unutulmamalıdır. Hastanenin hizmet fazlası, döner sermaye işletmesi tarafından ücretli ve evraklı hastaların hizmetinde kullanılarak işletme maliyetine katkıda bulunulabilir. Ancak mal varlığını yok sayarak işletme giderleri için bütçeye yük oluyor iddiaları ile hastaneyi vakfiyesine aykırı bir şekilde başka kurumlara devredilmesi gayretleri; tarih kitaplarında kalacaktır.
            Bezm-i Alem Valide Sultan Vakfiyesinde;       
            “Allah’ın rızasına dayanarak hayır maksadıyla sağladığım evkafım ve bu sefer bu
            vakfiye zeylinde yazılı bulunanlar, ahret gününe kadar şartlarıyla icra oluna.
            Bu şartların Sultan Abdülmecid Han devrinde haleldar olması mümkün değilse de
            herhangi bir devirde, zikredilen evkafımın şartları tebdil ve tahrif edilirse, buna sebep
            olanlar; -Kim (ölünün vasiyetini) işittikten sonra onu tebdil ederse vebali onu
           değiştirenlerin üzerinedir. Şüphesiz ki, Allah hakkıyla işitici ve  bilicidir (Bakara
           suresi 181)- ayetinin ifade ettiği üzere dünya ve ahrette cezaya müstahak olsunlar” demektedir (Bezm-i Alem Vakfiyesi).

 

Tablo-I

BEZM-İ ALEM VALİDE SULTAN VAKIFLARINA AİT MENKUL VE GAYRİMENKUL MAL VARLIĞI

Sıra No Cinsi   Adedi
1 Hastahane 1
2 Mektep 1
3 Cami 1
4 Kütüphane 2
5 Köşk 3
6 Gümrük Binası 1
7 Köy 2
8 Ev 243
9 Mağaza 1
10 Dükkan 45
11 Bakkal 4
12 Han 2
13 Kahvehane 3
14 Fırın 3
15 Değirmen 5
16 Çömlek hane 2
17 Sebilhane 2
18 Hamam 1
19 Ahır 4
20 Samanlık 60
21 Mandıra 1
22 Ambar 1
23 Çeşme 1
24 Terkos Gölü 1
25 Oda 16
26 Sahilhane 2
27 Mukataalı Yer 7
28 Kayıkhane 1
29 Kireçocağı 8
30 Taşocağı 1
31 Bağ (kıta) 265
32 Bostan (dönüm) 44
33 Bahçe 10
34 Fundalık 2
35 Zirâ Arsa 187087
36 Koru 5
37 Arazi
180 parça
38 Zira Arsa
49.642.5
39 Tarla
174 dön.
41 parça
40 Mera
8 kıta
41 Arsa
244 kıta
42 Çayır
280 dönüm
3 kıta
43 Zeytincilik bahç.
30 dönüm
14 parça
44 Zeytin Agacı
1602 parça
45 Ağaç
30.575
46 Taşınmaz
1 (cinsi ?) 
47 Büyük Baş Hayvan
101
48 Bakır Maşrapa
10
49 Zeytinyağı Menge.
72
50 Gümüş Saat
Muhtelif
51 Kitap
450 cilt
52 Çiftlik
2
53 Dud Bahçesi
7,5 evrek
54 Abdesthane
2
55 Harmanyeri Arsası
1
56 Baruthane
1
57 Sofa
3
58 Nukut
250.000 Krş
660 Akç
59 Avlu
2
60 Bağdat ve Trabzon Gümrük Gelirleri
414847 Krş.
61 Limon Bahçesi
600 Ağaç
62 Çuvaldız Masurası
3
63 Şerbethane
1
64 Mumhane
1
65 Gümrük Arsası
2
66 Zeytinyağı mağaz.
1

                                                               Tablo-II
BEZM-İ ÂLEM VALİDE SULTAN VAKIFLARININ HAYIR ŞARTI

Sıra No

                                                  HAYRATIN

Cinsi ve hizmet türü

Yeri

Şartı

Düşünceler

 

1

 

Din hizmeti

 

Eyüp

Eyüp Sultan Türbesi ile Sakalı Şerifin ziyareti

 

 

2

 

Din hizmeti

 

Bezm-i Alem Camii

Namaz kılınması, dua edilmesi, hutbe ve aşır okunması

 

 

3

 

Din hizmeti

 

Beşiktaş

Yahya Efendi Türbesinde her gün birer hizip okunmak suretiyle 20 günde bir hatmi şerif okunması.

Türbe başında hatim amacıyla 6 kişi hizip okumaktır.

 

4

 

Din hizmeti

 

Muhtelif

Namazın, aşrın, Hatmi Şerifin ve duanın sevabının başta Peygamberimiz olmak üzere Ashab-ı Kiram, Osmanlı Padişahları, özellikle eşi, II. Mahmut ve oğlu Abdülmecid ve kendi ruhuna hediye edilmesi.

 

 

5

 

Din hizmeti

 

Muhtelif

Delail-i hayrat, Şevarül-envar ve En'amı Şerifin haftada bir defa hatmedilmesi.

 

 

6

 

Din hizmeti

 

Muhtelif

Aşır okuyan, su dağıtan, dua eden ve hatmi şerif okuyanlara para verilmesi.

 

 

7

 

Din hizmeti

 

Medine

Türbe dahil mescidi Nebevide bulunan kandillerin zeytinyağı ihtiyaçlarının temin edilmesi.

 

 

8

 

Din hizmeti

 

Mekke

Hacıların ve Müslümanların su içmesi için 10 adet bakır maşrapa alınması.

 

 

9

 

Din hizmeti

 

Beşiktaş

II.Beyazıd Vakfından mukataalı arsa üzerine inşa edilen köşkün Valide Sultan tarafından kiralanması, kira parasından, önce mukataa-ı zemin bedelinin ödenmesi, geri kalan kiranın surre Mekke ve Medine'ye gönderilenlere ilave edilmesi.

 

10

Din hizmeti

Mekke

Şifa-i Şerif okunması

 

 

11

Din hizmeti

Eyüp Sultan Türbesi

Mübarek gecelerde gümüş avize kandillerin yakılması

 

 

12

Din hizmeti

Mekke

Hac mevsiminde Sefa ile Merve arasının temizliğini yapanlara ücret verilmesi

 

 

13

Sosyal hizmeti

Merkez Ef. Zaviyesi Akşemsettin Türbesi

Merkez Efendi zaviyesi Dervişlerine ikram edilmek üzere pirinç ve yağ. Akşemseddin Türbesinde yakılmak üzere zeytinyağı alınması

 

14

Sosyal hizmeti

Muhtelif

Vakıflardan sağlanacak olan gelirlerle çeşmelerin bakımının yapılması

 

 

15

Sosyal hizmeti

Kabe

Cidde Valisi tarafından Kabe'ye müezzin olarak tayin edilen 7 müezzinden 3'ünün, 3 tekbirciden 1'inin ücretinin verilmesi.

 

 

16

Sosyal hizmeti

Mekke

Şeyh Mehmet Efendi Tekkesine su nakli için her yıl 300 krş. Tahsisat ayrılması.

 

 

17

Sosyal hizmeti

Medine

Medine-i Münevvere'de Şam kapısı dışında yaptırılan ve vehabi istilası sırasında yakılan sebilin yeniden yaptırılması

 

 

18

Sosyal hizmeti

Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi

Hastanede fakir ve gariplerin ücretsiz tedavi edilmesi

 

 

19

Eğitim hizmeti

Muhtelif

Mektepte okuyan öğrencilere her türlü dersin okutulması, ders veren görevlilere karşılığında görev verilmesi.

 

 

20

Eğitim hizmeti

Muhtelif

Öğrenciler için kütüphane kurulması, gerekli kitab'ın temin edilmesi, öğrencilerin istifadesine sunulması

 

 

NOT: Vakıf akarlardan elde edilen gelirlerle, tüm vakfiyelerde belirtilen hizmetlerin yerine getirilmesi istenmektedir. Böylece tüm vakıfların hizmet alanları ve gelir kaynakları bir bütün halinde değerlendirilerek, birinden diğerine kaynak aktarılmasına imkan sağlamaktadır.

 

KAYNAKLAR:

  
     1. ÖZTÜRK, N.: Türk Yenileşme Tarihi Çerçevesinde Vakıf Müessesi (Sağlık Hizmetleri
         sayfa 181), Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları  No: 144, Ankara 1995.
     2. BAYRAM, S.: Sağlık Hizmetlerimiz ve Vakıf Gureba Hastanesi, Vakıflar Derg.
         14:101-119,  1982.
     3. ATASEVEN, A.: Bezm-i Alem Üniversitesi niçin kurulmuştu?, Bezm-i Alem Valide
         Sultan Vakıf Gureba Hast. Derg. 17:13-18,  1990.

 

Word (doc) halini görüntülemek için tıklayınız.

Copyright © 2007 Bezmi Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Tüm hakları saklıdır.
Bilbest Bilişim Ltd. Şti.