|
BEZM-İ ÂLEM VALİDE SULTAN
VAKFİYELERİ
VE
VAKIF GUREBA HASTANESİ
Düzenleyen : Doç.Dr. Rıza KUTANİŞ
ARALIK-2000
BEZM-İ ALEM VALİDE SULTAN
Gureba Hastanesini Vakfeden Bezm-i âlem Valide Sultan’ın hayatı hakkında
fazla bilgi mevcut olmamakla birlikte 1809 yılında doğduğu söyleniyor. Küçük
yaşta Osmanlı sarayına cariye olarak alınmış, sarayda iyi bir eğitim ve terbiye
aldıktan sonra 1822 yılında Sultan II.Mahmud’un eşi , oğlu I.
Abdülmecid’in 1839 yılında da padişah olması ile Valide Sultan olmuştur.
I.Abdülmecid’in 16 yaşında padişah olması sebebiyle Valide
Sultan’ın devlet işlerinde oğluna yardımcı olmuş, 30 Haziran 1853 yılında
45 yaşında iken vefat etmiştir.
Bezm-i âlem Valide Sultan; devletin kendisine tahsis ettiği maaş ve gelirlerin
tümünü hayır işlerinde kullanmıştır. Fakir ve muhtaçlara yardım etmek, yetim ve
kimsesiz kızları evlendirmek, borçlulara yardım etmek gibi faaliyetleri yanında
bugün şükranla anılmasına sebep olan pek çok hayır eserleri de bırakmıştır.
Bezm-i âlem Valide Sultan 1840-1850 yıllar arasında büyük mal varlığına sahip
14 ayrı vakıf kurmuştur. Bu vakıflara ait vakfiyeler; Vakıflar Genel
Müdürlüğü’nün arşivindeki 634 numaralı vakfiye defterinin 83-126.
sayfaları ile kasada mahfuz 32 numaralı orijinal defterde kayıtlı
bulunmaktadır. Hastane ile ilgili olan 1263 / 1845 tarihli vakfiye 12.sırada
yer almaktadır. Bu vakfiyelerle vakfedilen mal varlığı tablo-I’de,
gerçekleştirilmesi istenilen hizmet ve hayır şartları tablo-II’de takdim
edilmiştir.
VAKIF GUREBA HASTANESİ
XIX.Asrın ilk yarısında, 1261/1843 yılında, İstanbul’da büyük bir çiçek ve
kolera salgını meydana gelmiştir. Mevcut sağlık kuruluşları yetmemiş, bu
hastalığın tedavisinde yetersiz kalınmış, yetkililer de çaresiz kalmışlardır.
Bu sebeple, Valide Sultan, yeni hastane ihtıyacını karşılamak için
bugünkü Çapa ile Fındıkzade semtleri arasında bulunan Sultan II. Beyazid
(1418-1512), Sultan Mustafa (1557-1774), Kamerzade Zeynep Kadın, Helvacıbaşı
İskender ve Mustafa Ağalar vakıflarından mukataalı toplam 89.227 zira
zemin üzerine, garip ve fakirlerin tedavi edileceği (VGHA 1263:634
/ 113-119) bir hastane yaptırarak vakfetmiştir. Bu hastane, 24 Eylül 1843
tarihinde temeli atılmış (?), 4 Nisan 1845 Cuma günü Padişah I.Abdülmecid
ve diğer devlet erkanının katıldığı bir törenle hizmete açılmıştır.
Hastanenin hizmete girmesinden iki ay önce ilgili vakfiye ( 1263 / 1845 )
düzenlenmiştir. Bu vakfiye ile garip ve fakirlerin tedavi edileceği bir
hastane, hastane bahçesinde bir cami, bunların masraflarının karşılanması için;
bir göl (Terkos Gölü), 13
dükkan , 11 bahçe, 73 dönüm tarla , 9 zeytinlik, 2 çiftlik, 65 oda , 5 zeytin
mengenesi, 180 parça arazi, 29.264 zeytin ağacı, 1 hamam, bir bakkal dükkanı, 1
taş ocağı, 1 samanlık , iki taşlı bir su değirmeni vakfedilmiştir (VGMA
1263: 634 /113-119).
Vakfedilen mal ve mülklerin kiraya verilmesi, elde edilen gelirlerin öncelikle
II. Beyazid, Sultan Mustafa ve diğer mukataalı vakıfların mukata-i zemin
bedellerinin ödenmesi, geriye kalan paraların vakfına ilave edilmesi
istenmektedir. Vakıf gelirlerinin yanında, Mart 1845 yılından itibaren ,
satırcılık hesabı fazlasından günde 20 kıyye et, Bağdat gümrük gelirleri
fazlasından 750 kise, Trabzon ve çevresinde bulunan gümrük iskelesi
mukataa gelirlerinden maliyece alınmakta olan 1/3 nispetindeki
39.487 kuruş, maliye hazinesinden hastaneye aktarılmaktadır. Bu şekilde, maliye
hazinesinden hastaneye verilen para 4 yük 14.847 kuruşu bulmuştur.
Vakfedilen akarların işletilmesinden sağlanan gelir ve maliye hazinesinden
verilen paralarla; hastane fakir ve garip hastaların tedavi masrafları ile
camide görev alan görevlilerin ücretleri ödenmiştir. Ayrıca;
hastanenin işletilmesi hususunda Efkaf Nezareti’nden alınan bir
karar uyarınca, hastaneye tayin olan personel aylıklarının ödenmesi ve
hastanenin bütün diğer masraflarının vakfedilen akarlardan sağlanan gelirlerden
sağlanması, vakfiyede tâdât edilen gelirlerin bu hizmetler için yeterli
olmaması halinde kalan eksikliğin Bezm-i âlem Valide Sultan’nın diğer
vakıflarının gelirlerinden tamamlanması öngörülmektedir. Bezm-i âlem Valide
Sultan’ın her vakfının ayrı ayrı amacı olduğu halde, hastane ile ilgili
vakfiyede geçen bir ifade ile diğer bütün vakıflar hastane hizmetleriyle
irtibatlandırılmıştır.
Hastanenin kuruluş işlemlerinin tamamlanmasından sonra, mazbut vakıflar
arasında mutalaâ edilen Valide Sultan Vakıfları, Evkaf-i Hümâyün
Nezareti’nce işletilmiş ve hastane hizmetlerinin yerine getirilmesine
büyük önem verilmiştir.Hastanenin çalışma şartları; 1843 tarihli İdare-i
Dahiliye Nizamnamesi ( VGMA 1203 : 44/27 ) ile düzenlenmiştir.Gerek vakfiye ve
gerekse nizamnamenin düzenlendiği tarih göz önüne alındığı takdirde; sağlık
hizmetinin, bugünün anlayışıyla çağdaş ve modern bir düşünce ile ele alındığı
görülmektedir. Vakfiye ile fakir ve gariplerin ücretsiz tedavisi sağlanırken,
nizamnamede ise hastaların iaşesi hakkında çok titiz hükümler yer almaktadır.
Nizamnamede bir soğanın bir altın bile olsa alınması, iaşeden tasarruf
yapılmaması, doktorların hasta yiyecekleri konusunda ki tavsiye ve
isteklerine kesinlikle uyulması ifade edilmektir. Ayrıca; nizamnamede, çalışan
sağlık ve idari personelin ücretleri ve tayinatları, mesai ve izin durumları,
hasta kabul ve taburcu edilmelerinde uyulacak kurallar vb. gibi konulara da yer
verilmektedir. Vakfiye ve nizamnamede; maktu giderler ve tâdât edilen hizmetler
yerine, zamanın gereklerine uyulması
ve hastaların tedavisinde en son tıbbi gelişmelerin uygulanması istenmektedir.
Bu anlayışa uygun olarak 1845 yılında tek katlı binasında 200 yataklı
kapasitesi ile hizmete açılan Vakıf Gureba hastanesi; zamanın gereklerine göre
geliştirilmiş, ilave bina ve
yatırımlarla
çağdaş ve modern bir sağlık kuruluşu olarak günümüze kadar gelmiştir.
Vakfedilen akarların işletilmesiyle sağlanan gelirlerle yıllarca vakfiye
doğrultusunda hizmet veren hastanede; akarların bir kısmının başka amaçlara
tahsis edilmesi sebebiyle son yıllarda fakir ve garip hastaların tedavisinde
sıkıntılar ortaya çıkmış ise de bu özelliği devam etmektedir. Bugün Vakıf
Gureba hastanesinde; sadece hastanın beyanı ile ücretsiz hasta kabulü
yapılmaktadır.
HASTANE TARİHİ
Hastane, 4 Nisan 1845 yılında, tek katlı tarihi binasında hizmete açılmıştır.
Daha sonra; yatak kapasitesini artırmak ve çağın gelişen tıbbi ihtiyaçlara
cevap verebilecek şekilde bugün Çapa Tıp Fakültesinin bulunduğu yerdeki eski
binalar inşaa edilmiş, 1915 yılında bitirilerek Gureba hastanesine ilave
olmuştur. 1924 yılına kadar Evkâf idaresine bağlı olarak hizmet veren hastane
şer’iye ve Evkaf Vekaletinin kaldırılması ve vakıfların yönetiminin Genel
Müdürlük halinde Başbakanlığa bağlanması üzere; masraflar Evkaf idaresi
bütçesinden karşılanmak kaydıyla sağlık personelinin atanması ve hastanenin
kontrolu Sağlık Bakanlığına bağlanmıştır. Hastane 1933 yılında yüksek öğretimde
başlatılan reform çalışmaları ve tıp fakültesinin Haydarpaşa’da İstanbul
yakasına taşınması sebebiyle ortaya çıkan bina ihtiyacı çerçevesinde, hastane
eğitim ve öğretim yönünden İstanbul Tıp Fakültesine devredilmiş, 1956 yılında
kabul edilen 6760 sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğü Teşkilat Kanunu hükümleri
gereğince, hastane yönetimi, Sağlık Bakanlığından alınarak tekrar Vakıflar
Genel Müdürlüğüne bağlanmış, fakat eğitim ve öğretim yönünden İstanbul Tıp
Fakültesi ile olan
bağlantısı 1966 yılına kadar devam etmiştir. 1956 yılından itibaren tıp
fakültesinin klinikleri inşa edildikçe, fakülte bölüm bölüm taşınmış ve 1966
yılından itibaren bağımsız bir vakıf hastanesi kimliğine kavuşmuştur. Hastane,
tıp fakültesi ile irtibatını kesilmesi sırasında, 1915 yılında hizmete giren
tıp fakültesi kampüsü içinde bulunan Gureba’nın ek binaları Vakıflar
İdare Meclisinin kararı, Bakanlar Kurulunun 23.02.1966 gün ve 6/6015 sayılı
onayı ile bedel karşılığı tıp fakültesine bırakılmıştır.
Bugün
sağlık hizmetinin verildiği Yeni Gureba hastanesi binası 1969 yılında temeli
atılmıştır. 1983 yılında hastane bünyesinde bulunan “Vakıf Gureba
Hastanesi Kliniklerine Yardım Vakfı’nın” önderliğinde hayırsever
insanlarımızın fakir ve garip hastaların tedavisinde kullanmak şartıyla, arazi,
bina ve nakit yardımlarıyla yürütülen bir kampanya ile
Yeni Gureba Hastanesi 1990 yılında kısmen, 1992 yılında tamamen bitirilerek
hizmete açılmıştır. Yeni hastanenin 8 adet olan ameliyathanesi eski bir
proje ve ihtiyacı karşılamaktan uzak olması sebebiyle; Vakıf Gureba
Hastanesi Kliniklere Yardım Vakfı’nın gayretiyle 12 ameliyathane olarak
yeniden inşa edilerek 1998 yılın sonunda hizmete girmiştir.
Yeni gureba Hastanesi, başlangıçta 800 yataklı kapasiteli olarak düşünülmüş
iken, günün şartlarına göre modern anlayışla ve bir eğitim hastanesi
statüsü içinde ele alındığında hastanenin 550 yatak kapasiteli olabileceği
görülmüştür (VGM/Hayır İşl.1990:241/49 raporu). Yeni Gureba Hastanesine ek
olarak 1978 yılında Onkoloji Merkezinin temeli atılmış, poliklinik, laboratuar
ve radyoterapi birimleri ile 50 yataklı klinik ihtiva eden modern bir merkez
olarak 1986 yılında hizmete girmiştir.
Vakıf Gureba
Hastanesi, halen; toplam 72.726 m2’lik bir alanda, yeni bina, onkoloji
merkezi, eski bina ve eski binaya ilave yeni pavyon ile Frank amfisi olmak
üzere toplam 5 aynı binadan yapılıdır. Eski bina ve buna ilave yeni pavyon
binası ile Frank amfisi restorasyon çalışmaları devam ettiğinden
kullanılmamaktadır.
Özetle:
Vakıf Gureba hastanesi; halen, röntgen, biyokimya, mikrobiyoloji ve patoloji
laboratuarları, her türlü donanıma sahip 18 yataklı modern bir yoğun bakım
ünitesi, biri acil olmak üzere 14 ameliyathanesi, 21 ayrı hizmet kliniği olan
ve 24 saat kesintisiz sağlık hizmeti veren 600 yataklı, çağdaş ve modern bir
eğitim hastanesidir. Bakım ve onarımı devam eden binalar hizmete girdiğinde
1000 yatak kapasitesine ulaşacaktır. Hastane, 1843 yılından beri
kesintisiz sağlık hizmet veren, ülkemizin en büyük sağlık kuruluşlarından
biridir.
Vakıf Gureba
hastanesi; araç-gereç ve donanım yönünden, Tıp Fakülteleri, Sağlık Bakanlığı ve
SSK Hastaneleri dışında 4. büyük sağlık kuruluşudur. Ancak teknolojik donanımı
ve sağlık hizmetinin kalitesi dikkate alındığında bir çok tıp fakültesi ve
Sağlık Bakanlığı hastanelerine göre daha üst düzeydedir. Son yıllarda,
hastanenin teknik donanımı ve yerleşik bulunduğu bölgedeki konumu
sebebiyle yada sahip olduğu bu imkanlardan yaralanmak için, birçok kurum,
hizmet ve tahsis amacı dikkate alınmadan, yeni bir statü ile
hastaneyi kullanma gayreti içine girmiştir:
-
1977 yılında, Gureba hastanesi bünyesinde bir tıp fakültesi açılması için,
Erzurum Atatürk Üniversitesi ile eğitim ve öğretim işbirliği yapılması
düşünülmüş ise de bu girişim amacına ulaşamamıştır (VGM Hayır İşl. 1977:
16/111, 243-10).
-
1979 yılında, İstanbul İktisadı ve Ticari İlimler Akademisi ile 17.01.1979
tarih ve 61 no’lu Vakıflar İdare Meclisi kararı ile işbirliği
gerçekleştirilmiş ve hastane bünyesinde tıp fakültesi açılmıştır. Ancak, Ankara
Üniversitesi Rektörlüğünün Akademi
bünyesinde Tıp fakültesi açılamayacağı
gerekçesiyle Danıştay 8. Dairesinde
açtığı
dava neticesinde; uygulamanın vakfiye şartına
aykırı olduğu gerekçesiyle işbirliği
protokolü iptal edilmiştir. Danıştay 8.
Dairesinin 3.10.1979 gün ve 1979/63 sayılı
kararı ile iptal ve İstanbul 10. Asliye
mahkemesinin 18.09.1980 gün ve 27/588 sayılı
tahliye kararları üzerine bu teşebbüste sonuçsuz
kalmıştır(VGM Hay.İşl.1980:243-10)
-
1980 sonrası, Vakıflar İdare Meclisinin 8: 3. 1983 tarih ve 10/90 sayılı kararı
ile İstanbul üniversitesi ile eğitim işbirliği anlaşması yapılmış ise de,
kurumlar arası yapılan bu anlaşma da faaliyete geçirilememiştir.
-
1989 yılında; Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği hükümleri
çerçevesinde, Vakıf Gureba hastanesi bünyesinde, mazbut Bezm-i Alem Valide
Sultan Vakıfları ile Türk Medeni Kanunu gereğince kurulan Gureba Hastanesi
Kliniklere Yardım Vakfı bir araya getirilerek “Bezm-i Alem
Üniversitesi” adıyla bir vakıf üniversitesi kurulmuştur. Ancak Yüksek
Öğretim kurulunun önce izin verdiği bu üniversitenin kuruluş izni;
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme kurulunun 03.03.1989 gün
ve 15-54-24-89 sayılı raporunda, uygulamanın
vakfiye şartlarına aykırı olduğunun belirtilmesi üzerine 07.03.1989 gün ve
89.11.403 sayılı kararı ile iptal etmiş, Bezm-i Alem Üniversitesinin tüzel
kişiliği ortadan kalkmıştır.
-
1999 yılında, Gureba Hastanesi ile İstanbul Tıp Fakültesi arasında eğitim ve
öğretim alanında işbirliği yapılmasını öngören bir protokol imzalanması,
Vakıflar İdare meclisinin 07.04.1999 gün ve 265 sayılı kararı ile uygun
görülmesine rağmen bu protokole de işlerlik kazandırılamamıştır. Ayrıca; 2000
yılında hastanenin, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne tahsisi ile ilgili
olarak Bakanlar Kuruluna sunulmak üzere bir protokol hazırlanmış ise de
sonuçsuz kalmıştır.
-
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı 18.11. 1999 tarih ve 26536 sayılı
yazısı ile restorasyon çalışmaları devam eden eski Gureba hastanesi binasını
kiralama isteği; Vakıflar Genel Müdürlüğünün 09.02.2000 tarih ve 5939 sayılı
yazısı ile fakir ve kimsesiz hasta vatandaşların ücretsiz teşhis ve
tedavileri için vakfedilen bir vakıf olduğu, diğer mazbut vakıflar gibi temsil
ve idare görevinin, kanunla Vakıflar Genel Müdürlüğüne verildiği ifade edilerek
kiralama talebi reddedilmiştir.
-
Hastane, Vakıflar İdare Meclisini 21.07.2000 tarih ve 611/627 sayılı kararına
dayanılarak 2762 sayılı Vakıflar Kanun 10. maddesine göre Bakanlar Kurulunun
10.8.2000 gün ve 2000/1331 sayılı kararı ile Sosyal Sigortalar Kurumu Genel
Müdürlüğüne 10 yıl süre ve bedelli alarak tahsis edilmiştir. Konu ile ilgili
olarak; yeni
Gureba Hastanesi’nin yapımında, fakir ve
garip hastaları tedavisi için, hayırsever
insanlardan şartlı yardım toplayan ve
hastanenin bitirilmesinde katkıları olan
Kliniklere yardım vakfı yönetimi, Gureba
hastanesini, vakıflar kanunun 10. maddesine
dayanılarak, başka bir kuruma tahsisi öngören
Bakanlar kurulu kararına yürütmeyi
durdurma ve bu kararın iptali için
Danıştay’da dava açmıştır. Dava devam etmektedir.
Vakıf Gureba hastanesinin
158 yıllık tarihi boyunca, yönetimi zaman zaman el değiştirse de, çağın
gereklerine uygun bina ve teknik donanımı için gerekli yatırımlar
yapılarak, hizmet geleneğinde her hangi bir değişikliğe uğramadan, vakfiyesi
doğrultusunda hizmetine bugüne kadar devam etmiştir. Hastanenin başka bir
kuruma devredilme veya tahsisi çalışmalarında ise, yapılan bu girişimler de
vakfiye şartının ihyası düşünülmediğinden başlatılan her teşebbüs
sonuçsuz kalmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün hastane yönetimi ve
vakfiye gereğine uygun işletim ve idare konusunda ciddi tedbirleri alma
gayretinde olmaması, yasa ile bu kuruma verilen görevleri yerine getirmeyişi,
hastanenin bugün karşılaştığı en önemli sorunlardan biridir. Hastanenin bir
hizmet geleneği, kültür birikimi ve bir vakıf müessesesi olduğu
unutularak yapılacak her yeni bir yapılanma gayretleri boşa çıkacağı kesindir.
Hastanenin fakir ve garip hastaların ücretsiz yararlanacağı bir müessese olduğu
ve bu hizmetin masrafları için gelir kaynaklarının vakfedildiği
unutulmamalıdır. Hastanenin hizmet fazlası, döner sermaye işletmesi tarafından
ücretli ve evraklı hastaların hizmetinde kullanılarak işletme maliyetine
katkıda bulunulabilir. Ancak mal varlığını yok sayarak işletme giderleri için
bütçeye yük oluyor iddiaları ile hastaneyi vakfiyesine aykırı bir şekilde başka
kurumlara devredilmesi gayretleri; tarih kitaplarında kalacaktır.
Bezm-i Alem
Valide Sultan Vakfiyesinde;
“Allah’ın rızasına dayanarak hayır maksadıyla sağladığım evkafım ve
bu sefer bu
vakfiye
zeylinde yazılı bulunanlar, ahret gününe kadar şartlarıyla icra oluna.
Bu şartların
Sultan Abdülmecid Han devrinde haleldar olması mümkün değilse de
herhangi bir
devirde, zikredilen evkafımın şartları tebdil ve tahrif edilirse, buna sebep
olanlar;
-Kim (ölünün vasiyetini) işittikten sonra onu tebdil ederse vebali onu
değiştirenlerin
üzerinedir. Şüphesiz ki, Allah hakkıyla işitici ve bilicidir (Bakara
suresi 181)-
ayetinin ifade ettiği üzere dünya ve ahrette cezaya müstahak olsunlar”
demektedir (Bezm-i Alem Vakfiyesi).
Tablo-I
BEZM-İ ALEM VALİDE SULTAN VAKIFLARINA AİT MENKUL VE
GAYRİMENKUL MAL VARLIĞI
| Sıra No |
Cinsi |
Adedi |
| 1 |
Hastahane |
1 |
| 2 |
Mektep |
1 |
| 3 |
Cami |
1 |
| 4 |
Kütüphane |
2 |
| 5 |
Köşk |
3 |
| 6 |
Gümrük Binası |
1 |
| 7 |
Köy |
2 |
| 8 |
Ev |
243 |
| 9 |
Mağaza |
1 |
| 10 |
Dükkan |
45 |
| 11 |
Bakkal |
4 |
| 12 |
Han |
2 |
| 13 |
Kahvehane |
3 |
| 14 |
Fırın |
3 |
| 15 |
Değirmen |
5 |
| 16 |
Çömlek hane |
2 |
| 17 |
Sebilhane |
2 |
| 18 |
Hamam |
1 |
| 19 |
Ahır |
4 |
| 20 |
Samanlık |
60 |
| 21 |
Mandıra |
1 |
| 22 |
Ambar |
1 |
| 23 |
Çeşme |
1 |
| 24 |
Terkos Gölü |
1 |
| 25 |
Oda |
16 |
| 26 |
Sahilhane |
2 |
| 27 |
Mukataalı Yer |
7 |
| 28 |
Kayıkhane |
1 |
| 29 |
Kireçocağı |
8 |
| 30 |
Taşocağı |
1 |
| 31 |
Bağ (kıta) |
265 |
| 32 |
Bostan (dönüm) |
44 |
| 33 |
Bahçe |
10 |
| 34 |
Fundalık |
2 |
| 35 |
Zirâ Arsa |
187087 |
| 36 |
Koru |
5 |
| 37 |
Arazi |
180 parça
|
| 38 |
Zira Arsa |
49.642.5
|
| 39 |
Tarla |
174 dön.
|
|
|
41 parça
|
| 40 |
Mera |
8 kıta
|
| 41 |
Arsa |
244 kıta
|
| 42 |
Çayır |
280 dönüm
|
|
|
3 kıta
|
| 43 |
Zeytincilik bahç. |
30 dönüm
|
|
|
14 parça
|
| 44 |
Zeytin Agacı |
1602 parça
|
| 45 |
Ağaç |
30.575
|
| 46 |
Taşınmaz |
1 (cinsi ?)
|
| 47 |
Büyük Baş Hayvan |
101
|
| 48 |
Bakır Maşrapa |
10
|
| 49 |
Zeytinyağı Menge. |
72
|
| 50 |
Gümüş Saat |
Muhtelif
|
| 51 |
Kitap |
450 cilt
|
| 52 |
Çiftlik |
2
|
| 53 |
Dud Bahçesi |
7,5 evrek
|
| 54 |
Abdesthane |
2
|
| 55 |
Harmanyeri Arsası |
1
|
| 56 |
Baruthane |
1
|
| 57 |
Sofa |
3
|
| 58 |
Nukut |
250.000 Krş
|
|
|
660 Akç
|
| 59 |
Avlu |
2
|
| 60 |
Bağdat ve Trabzon Gümrük Gelirleri |
414847 Krş.
|
| 61 |
Limon Bahçesi |
600 Ağaç
|
| 62 |
Çuvaldız Masurası |
3
|
| 63 |
Şerbethane |
1
|
| 64 |
Mumhane |
1
|
| 65 |
Gümrük Arsası |
2
|
| 66 |
Zeytinyağı mağaz. |
1
|
Tablo-II
BEZM-İ ÂLEM VALİDE SULTAN VAKIFLARININ HAYIR ŞARTI
|
Sıra No
|
HAYRATIN
|
|
Cinsi ve hizmet türü
|
Yeri
|
Şartı
|
Düşünceler
|
|
1
|
Din hizmeti
|
Eyüp
|
Eyüp Sultan Türbesi ile Sakalı Şerifin ziyareti
|
|
|
2
|
Din hizmeti
|
Bezm-i Alem Camii
|
Namaz kılınması, dua edilmesi, hutbe ve aşır okunması
|
|
|
3
|
Din hizmeti
|
Beşiktaş
|
Yahya Efendi Türbesinde her gün birer hizip okunmak suretiyle 20 günde bir hatmi
şerif okunması.
|
Türbe başında hatim amacıyla 6 kişi hizip okumaktır.
|
|
4
|
Din hizmeti
|
Muhtelif
|
Namazın, aşrın, Hatmi Şerifin ve duanın sevabının başta Peygamberimiz olmak
üzere Ashab-ı Kiram, Osmanlı Padişahları, özellikle eşi, II. Mahmut ve oğlu
Abdülmecid ve kendi ruhuna hediye edilmesi.
|
|
|
5
|
Din hizmeti
|
Muhtelif
|
Delail-i hayrat, Şevarül-envar ve En'amı Şerifin haftada bir defa hatmedilmesi.
|
|
|
6
|
Din hizmeti
|
Muhtelif
|
Aşır okuyan, su dağıtan, dua eden ve hatmi şerif okuyanlara para verilmesi.
|
|
|
7
|
Din hizmeti
|
Medine
|
Türbe dahil mescidi Nebevide bulunan kandillerin zeytinyağı ihtiyaçlarının temin
edilmesi.
|
|
|
8
|
Din hizmeti
|
Mekke
|
Hacıların ve Müslümanların su içmesi için 10 adet bakır maşrapa alınması.
|
|
|
9
|
Din hizmeti
|
Beşiktaş
|
II.Beyazıd Vakfından mukataalı arsa üzerine inşa edilen köşkün Valide Sultan
tarafından kiralanması, kira parasından, önce mukataa-ı zemin bedelinin
ödenmesi, geri kalan kiranın surre Mekke ve Medine'ye gönderilenlere ilave
edilmesi.
|
|
|
10
|
Din hizmeti
|
Mekke
|
Şifa-i Şerif okunması
|
|
|
11
|
Din hizmeti
|
Eyüp Sultan Türbesi
|
Mübarek gecelerde gümüş avize kandillerin yakılması
|
|
|
12
|
Din hizmeti
|
Mekke
|
Hac mevsiminde Sefa ile Merve arasının temizliğini yapanlara ücret verilmesi
|
|
|
13
|
Sosyal hizmeti
|
Merkez Ef. Zaviyesi Akşemsettin Türbesi
|
Merkez Efendi zaviyesi Dervişlerine ikram edilmek üzere pirinç ve yağ.
Akşemseddin Türbesinde yakılmak üzere zeytinyağı alınması
|
|
|
14
|
Sosyal hizmeti
|
Muhtelif
|
Vakıflardan sağlanacak olan gelirlerle çeşmelerin bakımının yapılması
|
|
|
15
|
Sosyal hizmeti
|
Kabe
|
Cidde Valisi tarafından Kabe'ye müezzin olarak tayin edilen 7 müezzinden 3'ünün,
3 tekbirciden 1'inin ücretinin verilmesi.
|
|
|
16
|
Sosyal hizmeti
|
Mekke
|
Şeyh Mehmet Efendi Tekkesine su nakli için her yıl 300 krş. Tahsisat ayrılması.
|
|
|
17
|
Sosyal hizmeti
|
Medine
|
Medine-i Münevvere'de Şam kapısı dışında yaptırılan ve vehabi istilası sırasında
yakılan sebilin yeniden yaptırılması
|
|
|
18
|
Sosyal hizmeti
|
Bezm-i Alem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi
|
Hastanede fakir ve gariplerin ücretsiz tedavi edilmesi
|
|
|
19
|
Eğitim hizmeti
|
Muhtelif
|
Mektepte okuyan öğrencilere her türlü dersin okutulması, ders veren görevlilere
karşılığında görev verilmesi.
|
|
|
20
|
Eğitim hizmeti
|
Muhtelif
|
Öğrenciler için kütüphane kurulması, gerekli kitab'ın temin edilmesi,
öğrencilerin istifadesine sunulması
|
|
NOT: Vakıf akarlardan elde edilen gelirlerle, tüm vakfiyelerde belirtilen
hizmetlerin yerine getirilmesi istenmektedir. Böylece tüm vakıfların hizmet
alanları ve gelir kaynakları bir bütün halinde değerlendirilerek, birinden
diğerine kaynak aktarılmasına imkan sağlamaktadır.
KAYNAKLAR:
1. ÖZTÜRK, N.: Türk Yenileşme Tarihi Çerçevesinde
Vakıf Müessesi (Sağlık Hizmetleri
sayfa 181), Türkiye Diyanet
Vakfı Yayınları No: 144, Ankara 1995.
2. BAYRAM, S.: Sağlık Hizmetlerimiz ve Vakıf Gureba
Hastanesi, Vakıflar Derg.
14:101-119, 1982.
3. ATASEVEN, A.: Bezm-i Alem Üniversitesi niçin
kurulmuştu?, Bezm-i Alem Valide
Sultan Vakıf Gureba Hast.
Derg. 17:13-18, 1990.
|