BEZM-İ ÂLEM VALİDE SULTAN VAKFİYELERİ (*)
Bismillahirrahmanirrahim
Allah’a
sayısız hamd ve şükür ile O’nun son peygamberi Hz. Muhammed’e salat
ve selâm olsun. Sevgili Peygamber’imizin getirdiği şerîate uyma ve
bağlılık, iki cihan seâdetine vesiledir. O’nun eshabına da selâmlar
olsun.
1.VAKFİYE
Devlet-i
aliyye’ye şükran hisleriyle bağlı efendilerin huzurunda, bu fakirin
akdettiği mecliste Bezm i alem Valide Sultan, keyhünası olan ve aşağıda
açıklanacak vakfın şeriate uygun tescil ve itmamı için mütevelli tayin ettiği
ve halen Emtia Gümrüğü Emini olan Muhammed Tahir Beyefendi, vekaletle ikrar ve
itirafta bulunarak, müvekkilem mezkûr Bezm i Alem Valide Sultan birçok vakfa
sahip bir kişi olarak, merhum Sultan Ahmed Han III.’ün kızı merhume
Esma Sultan’a daha önce üstünde hatt-ı hümayunun da yer aldığı bir
mülkname-i hümayun ile tamlik edilen emlaki, ellerindeki mülklerine ilave ve
vakıf etmiş, ayrıca diğer şahıslara kiralanmasını da aşağıda şekilde şart
koşmuştur, demiştir.
Bu emlak
arasında şunlar
vardır:
Galata’ya bağlı Beşiktaş kasabasında Süleyman Sarayı arsası: O, bu saray
arsasından, etrafı Hayriye Hanım efendi evi ve diğer üç tarafı umumi yol ile
çevrili olan 480 metrekarelik yeri, Sultan’ın izni ve şer’i
hüccetli tasarrufta bulunarak, halkın faydalanması için yeniden inşa ettirmiş;
ayrıca bir büyük çeşme yaptırmış, bu çeşmenin karşısındaki sokakta, etrafında
Aziz Ağa, Osman Bey, Hüseyin Ağa ve Amine Hatun’un ev ve bahçeleri
bulunan dört oda, bir sofa, bir abdesthane ve gezinti yeri, merdiven ve diğer
müştemilatı ile satın aldıkları evi vakfetmiştir.
Valide
Sultan bu arada, kendi mallarından, ifrazını emrettikleri güzelliğin (150.000)
kuruşu, Allah rızası için vakf etmişler ve mezkur çeşme ile diğer mühim bazı
işlerin yapılmasında kullanılması hakkında şu şartları ileri sürmüşlerdir:
Mezkur
vakfedilmiş paralar, uygun yerlerde akar satın alınmasında kullanılmalı, bu
yerler ayrıca kendilerinin vakıflarına ilave edilerek icra verilmelidir.
Böylelikle elde edilen gelir, Ebu Eyyub ENSARİ hazretlerinin türbesine, birinci
türbedar efendi marifetiyle; sakal-ı şerif, her sene iki mübarek bayramın
arafelerinde ziyaret ettirilmeli, akabinde birer aşr-i şerif okutulmalı; bu
arada daha önce okunan hatm-i şeriflerin de duaları yapılarak birlikte Hz.
Resulullah’a ebeveynlerine, dört halifeye, oniki imama, Hz. Hatice, Hz.
Fatma ile çocuklarına, efendimizin diğer hanımlarına ve seçkin arkadaşlarına
dua edilmelidir.
Türbedar
efendilere, hizmetleri karşılığı olarak senede yüz yirmi kuruş, imam
efendilerden her birine otuzar kuruştan doksan kuruş verilmeli. Mezkur çeşmenin
suyu kesilmeyecek ve ona gereği üzere hizmet edecek birine onbeş kuruş
verilmeli. Mezkur çeşmenin taslarını her akşam alıp sabahleyin koyacak birine
aylık on kuruş verilmeli. Kitabet sanatında mahir olan baş hademe Ahmed efendi,
bu vakfa katip ola ve bu vazifesinden dolayı kendisine yıl sonunda 250 verile.
Hasan Ağa da vergi tahsildarı ola, vazifesini yaptıktan sonra kendisine senelik
50 kuruş verile.
Mezkur
vakfın tev-liyeti, kethuda tayin edilen zata bağlı olup hizmetleri karşılığında
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
(*)-Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi 634 numaralı vakfiye defterinin
83-126.ıncı sayfaları ile kasada mahfuz
32 numaralı orijinal defterde
kayıtlı bulunmaktadır.
- Prof.Dr.Ahmet Suphi Furat (İ.Ü. Edebiyat fakültesi Arapca ve Fars Filolojisi
Öğtetim Üyesi) tarafından
sadeleştirilmiştir.
kendisine senelik 350 kuruş verile. Bu zatın vefat etmesi halinde, yerine,
Evkaf Nazırı bulunan zat geçmeli. Zamanla mezkur şartlara riayet güçleşirse,
şartsız olan vakfın gelirleri, fakir müslümanlara verilecek, diye emredilmesi
üzerine ben, zikredilen yer, kanal ve paraları mütevelli efendiye daha önce
teslim ettiğim için o da gereği gibi tasarruf ve sarfta bulunmuştur.
Ancak
mütevelli Efendi, akar vakfı, ileri gelen bütün imamlarca sahih, caiz ve
nakledilebilir kanallar da imameyn katında sahihse de, Hz. Ebu Hanife’ye
göre akar vakfı gayr-i lazım ve itibarsız para vakfı da mezkur bütün imamlarca
gayr-i caiz olduğundan, mezkur yer, kanallar ve paraların vakfedilmelerinden
rücu edip, müvekkilem Sultan Hanım için bana iade ve teslimde bulunarak,
önceden olduğu gibi onun sahih mülklerine iade etmek suretiyle emaneti tahakkuk
ettirmek isterim diyerek vakfı nakzetmekte israr edince,
mütevelli Efendi, vekil Efendi’ye “Her nekadar irad olunan bütün
varidat v.s. görünüşte, menkul varlıkların habsi gibi duruyorsa da, gerçekte
yine İmam Ebu Hanife’nin mezhebine ve Belh, Buhara ve Erak alimlerinin
fetvalarına göre sıhhat ve lüzumları kabul görmüş ve paraların vakf luzumuna
imam Zufer İmam Ensari rivayeti ile-menkul malların vakfı da İmam Muhammed b.
Hasan Şeybani katında caiz, akarat tesisi de İmam Yusuf’un görüşüne göre
mümkün (mahz ı iskat ı milk) olduğundan, herbiri mütevelliye teslimden sonra bu
fakir, İmam Muhammed b. Hasan Şeybani’nin görüşüne göre, ele geçmiş
sadaka benzeri- lüzum ve iltizam hükümleri bütünüyle nakzedilmediğinden,
sonradan ele geçenin (makbuz) iadesi muhal ve memnudur diyerek bu malların
vakfiyetlerinin önce sıhhat, sonra da luzumuna hükmetmiştir: 1256
Evkaf Nazırı Numan Mahir Bey Efendi
Seyyid Muhammed Şerit Efendi
Emtia Emini Muhammed Ef. B. Ali v.d.
2.VAKFİYE
(Maçka Çeşmesi)
Allah’a hamd u sena ve Hz. Muhammed’e salat u selam olsun. Padişah
efendimiz hazretlerinin validelerinin kethudaları olup, aşağıdaki vakfı ikrar,
takrir ve sonra da rucû ve istildada vekâletle yetkili bulunan Emtia Gümrüğü
Emini Muhammed Tahir Beyefendi, kendilerine mahsus odada ve bu fakirin
Müslümanların huzurunda akdettiği Mecliste, aşağıda zikredilecek vakfı tescil
ve tekmil için Mezkur Tahir Beyefendi’nin katipleri Muhammed Şerif
Efendi’nin bulunduğu bir sırada, vekaleti ikrar ve itiraf ederek, elimde
olan ibraz edilerek okunan bir milkname-i hümayun ve defter-i hâkânî’nin
ifade ettiği üzere, aşağıdaki emlaki zikr olundu (emlak-i hümayun):
-
Boğaziçi, Göksu: Dört tarafı defterdar bahçesi.
-
İskele de çayır ve bir çömlekhane: Kebir dere, bakkal dükkanı, Kavacık’a
giden yol ile çevrili, tahminen 60 dönüm.
-
Derenin karşıyakasında köprü başında dört göz değirmen.
-
Baruthane çayırında: Mescid-i şerif, Büyükdere,tahtırevarcı başı çeşmesi ile
mahdut 20 dönüm bir çayır.
-
Boğaziçi, Sultaniye nam mesireğahata: Bahçe, dağ ve deniz kenarı ile çevrili
tahminen 50 dönümlük bir çayır.
Emlâk-i hümayundan olan bu çayırların muhafaza ve idaresi, daha önce Göksu ve
Sultaniye bekçilerine ihale olunmuşsa da şimdi burada kain Karavulhane
tarafından muhafaza edildiğinden, bekçilerin lüzumu kalmamış, yalnız mesireye
gelenlere kahvecilik yaptıklarından, kaydı hayat şartıyla kendilerine gümrükten
münasip bir maaş tahsis edilmiştir. Mezkur değirmen daha önce yandığında tamir
edilmiş, burada bazen Tersane-i Amirede pişirilen peksimedlerin buğdayı
öğüdülmüştür. Ama şu sıralar luzumu kalmadığı için, uzun zamandan beri
terkedilmiş diğer bir isimle Evkaf’tan birinin adına kaydedilmediğinden,
Göksu deresi başından mezkur değirmene akan su harkı da dahil olmak üzere
zikredilen çayır, değirmen ve çömlekhane, müvekkili bulunduğum Valide
Sultan’ın vakfiyetinde yazılı olduğu şekilde Beşiktaş’ta Saray-ı
hümayun üstünde Maçka’da yeniden inşa ettiği tatlı su çeşmesi ile diğer
vakflarına akar iştirası meşruta 100 000 kuruş mevkufelerinden Maliye
hazinesine 15.000 kuruş verilerek, kendilerinin vakıflarına kaydedilerek,
milkname i hümayunun çıkarılması istenilmiş ve Defter Emini tarafından padişaha
arz edilerek, zikredilmiş olan çayırlar, değirmen ve çömlekhane, Valide
Sultan’a mülk olarak kayıt ve evkafına idhal ile Sultanın izni ile
buraların gelirleri ve aşağıki yerler vakfa kaydedilmiştir:
-
900 kuruşa Salih Ağa b. Yunus’tan satın alınan, İstanbul’da Salma
Tomruk yakınında Kefevi Mahallesinde, iki taraftan Papa Artin zümmi evi, bir
taraftan bezci Torus zimmi, dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili, yukarda üç
oda, bir sofa, altta bir tuvalet ve bir miktar havlu, meyveli ve meyvesiz bir
miktar ağaçlı, ayda 45 akçe getirebilir bir ev.
-
Tekneci Seyyid Ali Ağa b. Seyyid Hasan ve hanımı Şerife Zeynep Hatun’dan
1500 kuruşa satın alınan, göl camii mahallesinde Yokuşdibi denilen yerde olup
bir taraftan kuruyemişçi Ahmet Efendi mahzeni, bir taraftan yemenici İbrahim ve
Katip İzzet Efendi evleri, bir taraftan Seyyid Ali Ağa men evi, dördüncü tarafı
umumi yol ile mahdut 396 zira kare arsalı, üstte 2 oda bir sofa, bir
abdesthane, altta bir mutfak; bir miktar havlu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı,
bahçeli, sokak kapılı, ayda 75 akçe getirebilir bir ev.
-
Fatma Hatun’dan 1500 kuruşa satın alınan Cubbi Ali yeni kapısı yakınında
Çukur mahallesinde olup, bir taraftan baş müsevvid Lutfullah Efendi evi; bir
taraftan pekmezci Veli yuddin Ağa evi, bir taraftan kömürcü Halil Ağa menzili
bahçesi, bir taraftan örücü Ali Ağa evi, dördüncü tarafı da umumi yol ile
çevrili 190 zira kare arsalı, üstte 2 oda, bir sofa, bir abdesthane, bir
gezinti yeri, ortada 2 oda, bir sofa, bir abdesthane ve içte 2 oda, havlu, yer
altı mahzeni, bir mutfak, bir miktar açıklık ve sokak kapılı bir ev. Bu açıklık
merhum İskender Paşa vakfından olup 37 zira karedir. Diğer kısımlar 143 zira
kere olup aylık 75 akçe getirebilir.
-
Dellalbaşı-i esbak Şerif Mehmed Efendi’den 1500 kuruş satın alınıp,
yenibahçe yakınındaki Kaptan Sinan Paşa mahallesinde olup bir taraftan Ömer Ağa
evi, bir taraftan Halil Ağa menzili, bir taraftan Arif Efendi bahçesi, dördüncü
tarafı da umumi yol ile çevrili, üç tarafı taş duvarla çevrilmiş 397 zira kare
arsalı, üstte iki oda, bir sofa, bir abdesthane, bir gezinti yeri, altta iki
oda, bir abdesthane, bir gezinti yeri, bir mutfak, bir gümrüklük, bir ahır ve
bir miktar havlu, bir su kuyusu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe ve sokak
kapısını müştemil, aylık 90 akçe kira getirebilir bir ev.
-
Şerife Amine Hatun’dan 1200 kuruşa satın alınan Macuni yakınında Koruk
Mahmud mahallesinde olup bir taraftan İsmail Besim Efendi varesesi menzili, bir
taraftan aynı veresenin bahçeleri ile Hatice Molla kadın evi, bir taraftan
Tatar Ağası Salih Ağa bahçesi ve dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili yukarda
üç oda, bir sofa, bir abdesthane, gezinti yeri, ortada iki oda, aşağıda bir
mutfak, bir kömürlük, bir gezinti yeri, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe, bir
su kuyusu ve sokak kapısına sahip aylık 60 akçe gelir getirebilir bir ev.Rukiye
Hatun’dan 1000 kuruşa satın alınıp, Galata’ya tabi Tophane’de
Ekmekçibaşı mahallesinde olup bir taraftan Kalafatçı Hüseyin Ağa evi, bir
taraftan mezkur mahalle mescidi, bir taraftan Dellal İbrahim Ağa ve kısmen
Hasan Ağa menzilleri, dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili 205 zira kare
arsalı, üstte bir oda, bir sofa, bir abdesthane, gezinti yeri, ortada iki oda,
bir sofa, bir abdesthane, gezinti yeri, ortada bir mutfak, bir kenef, meyveli
ve meyvesiz ağaçlı bahçe ve sokak kapısına sahip 60 akçe gelir getirebilir bir
ev.
-
İbrahim Ağa denilen zattan 1500 kuruşa satın alınan, Beşiktaş’ta
Dolmabahçe civarında Süleymaniye Mahallesinde olup bir taraftan Aziz Ağa, bir
taraftan Osman Bey, bir taraftan Maunacı Hüseyin Ağa ve Amine Hatun evleri,
dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili 342 zira kare arsalı, ayda 60 akçe kira
getirebilir bir ev.
-
Zimi taşçı Yuvan’dan 800 kuruşa satın alınan, İstinye nahiyesinde
Çavuşbaşı mahallesinde bulunan, bir taraftan Hıristo zimmi ve Apostol zimmi
evleri, iki taraftan umumi yol ile çevrili 253 zira kare arsalı, üstte iki oda,
bir sofa, bir abdesthane, bir gezinti yeri, altta bir oda bir gezinti yeri, iki
anbar, bir mutfak, bir miktar havlu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bir bahçe ve
iki sokak kapısına sahip olup ayda 90 akçe gelir getirebilir ev.
-
Kayıkçı Musa denilen birinden 1500 kuruşa satın alınan, Yeniköyde Molla Çelebi
Mahallesinde olup bir taraftan Topal Osman bahçesi, bir taraftan Mustafa
menzili, bir taraftan Aişe Hatun menzili arsası ile mahalle imamlarına meşruta,
dördüncü tarafı hususi yol ile çevrili 540 zira kare arsalı, üstte üç oda, bir
sofa, bir abdesthane, gezinti yeri, altta bir oda bir mutfak, iki su kuyusu,
bir gezinti, bir miktar avlu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçeli ve sokak
kapısına sahip olup ayda 75 akçe kira getirebilir bir ev.
-
Kayıkçı Hasan Ağa ile zevcesi Hatice Hatun’dan 1000 kuruşa satın alınan,
Üsküdar’a bağlı Yorus nahiyesine tabi Anadolu Hisarında Sinan Efendi
mahallesinde olan, bir taraftan Hammami Eşref Efendi bahçesi, bir taraftan
Küçüksu camii imamının evinin bahçesi, bir taraftan Kandıralı Kara mustafa evi
ve dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili olup üstte üç oda, bir sofa, altta bir
mutfak, bir abdesthane, gezinti yeri, bir su kuyusu, bir miktar avlu, meyveli
ve meyvesiz ağaçlı bahçe ile sokak kapısına sahip, ayda 60 akçe kira
getirebilir bir ev.
-
Amine Hatun’dan 900 kuruşa satın alınan, mezkur Yoros nahiyesine tabi
Kanlıocak karyesinde yeni mahallede olup bir taraftan vakıf için Rukiye
Hatun’dan satın alınan ev, iki taraftan yine vakıf için Aişe
Hatun’dan satın alınan ev ve bahçesi, dördüncü tarafı umumi yol ile
çevrili olup 170 zira kare arsalı, üstte iki oda, bir sofa, bir abdesthane,
gezinti yeri, altta bir mutfak, bir miktar avlu, bir su kuyusu, bir miktar
açıklık ve sokak kapısına sahip olup aylık 45 akçe kira getirebilir bir ev.
-
Aişe Hatun’dan 1800 kuruşa satın alınan ve yeni mahallede bulunan, bir
taraftan mezkur vakıf için Amine Hatun’dan satın alınan ev, Rukiye
Hatun’dan satın alınan ev, bir taraftan Deavi nazırı Necib efendinin
tasarrufunda olan bahçe, bir taraftan yine Necib efendi tasarrufunda olan
bahçe, bir tarafta hususi yol, dördüncü tarafı da umumi yol ile çevrili 525
zira kare arsalı, üstte iki oda, bir sedli sofa, bir abdesthane, gezinti yeri,
altta bir oda, bir sofa, bir abdesthane, gezinti yeri, bir mutfak, bir miktar
avlu, iki su kuyusu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe ve sokak kapısına sahip
ayda 90 akçe kira getirebilir bir ev.
-
Rukiye Hatun’dan 1800 kuruşa satın alınan, mezkur yeni mahallede bulunan,
bir taraftan Amine Hatun’dan alınan ev ile Necib Efendinin tasarrufunda
olan bahçe, bir taraftan yine Necib Efendi bahçesi, bir taraftan Ahmed Ağa
bahçesi ile Mehmed Ağa evi ve bahçesi, dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili
1500 zira kare arsalı, üstte iki oda bir sofa, altta bir sofa bir gezinti yeri,
bir mutfak, iki kömürlük, iki su kuyusu, bir miktar avlu, meyveli ve meyvesiz
ağaçlı bahçe ve sokak kapısına sahip ayda 90 akçe kira getirebilir bir ev.
-
Şişeci Ebu Bekir Ağa’dan 1500 kuruşa satın alınan ve zikredlen Kanlıcak
köyünde bulunan, bir taraftan Ümmü Gülsüm Hatun evi, bir taraftan Edhem Efendi
evi, bir taraftan Danişmend Emi Efendi evi, dördüncü tarafı umumi yol ile 509
zira kare arsalı, üstte iki oda, bir sofa, bir abdesthane, gezinti yeri, altta
bir mutfak, bir miktar avlu, bir su kuyusu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe ve
sokak kapısına sahip aylık 75 akçe getirebilir bir ev.
-
Kayıkçı İsmail Ağa’dan 1000 kuruşa satın alınan ve zikredilen Yoros
nahiyesine tabi İncir köyünde bulunan, bir taraftan Abdulkadir Ağa evi ve
bahçesi, diğer üç tarafı umumi yol ile çevrili 740 zira kare arsalı, üstte iki
oda, bir sofa, altta bir abdesthane, bir gezinti yeri, bir miktar avlu, bir
ahır ve sokak kapısına sahip aylık 60 akçe kira getirebilir bir ev.
-
Balıkçı Seyyid İbrahim Efendi’den 1000 kuruşa satın alınan, Mezkur İncir
köyünde bulunan bir taraftan Haffaf Hacı Sadı Efendi bahçesi, bir taraftan
İsmail Ağa veresesi bahçesi, bir taraftan umumi yol ile çevrili üçgen şeklinde
olup 780 zira kare arsalı üstte iki oda, bir sofa bir abdesthane, gezinti yeri,
altta bir mutfak, bir miktar avlu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bir bahçe, bir su
kuyusu ve sokak kapısına sahip aylık 60 akçe getirebilir bir ev.
-
Ümmü Gülsüm Hatun’dan 1000 kuruşa satın alınan ve zikredilen İncir
köyünde bulunan iki taraftan deli Mehmed evi ve bahçesi, bir taraftan kayıkçı
İsmail Ağa evi, dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili 450 zira kare arsalı
üstte iki oda, bir sedli sofa, bir abdesthane ve gezinti, altta bir miktar
avlu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe bir su kuyusu ve sokak kapısına sahip
aylık 60 akçe kira getirebilir bir ev.
-
Topluca 17 tane (16) bu evleri sahih bir vakıf ile vakfederek şu şartları
tesbit etmişlerdir:
Mezkur çayır, değirmen ve çömlekhane her sene sahih ve şer’i bir şekilde
bir defa, zikredilen evler ise benzer iki kiralama ile taliblerine icara
verilecek, hasıl olan kiralar ve mezkur çayırların hasılatı, vakfiye gereği
muayyen vazifeler ve tesbit edilmiş masraflar ile vaki tamirata sarf
edilecektir. Geçen vakfiyede yazılı olan kayıt ve şartlar olduğu gibi ibka
edilerek zikredilen çayır, değirmen ve çömlekhane ve evleri bütün tabi ve
hukuklarıyla mezkur mütevelliye teslim edildiğinde diğer vakıf mütevellileri
gibi hareket etti. Mehmed Tahir Efendi ev, çayır, değirmen ve çömlekhanenin
vakfiyetlerini, ahkamın doğrultusunda hareket ederek, bu nevi malın
vakfedilmesi ile satın alınan ev ve diğer malların Valide Sultan’ın
vakfına ilave edilmeleri, fıkıh imamları nazarında ihtilaflı olduğundan, fakat
bunların, mütevellisi tarafından diğer birine satılması caiz olduğundan, ben
vakıf malından 304000 kuruşu, müvekkilem Valide Sultan’ın malından ve
benim elimden mezkur mütevelli Valide Sultan’ın vakfı için alıp, ev,
değirmen ve çayırları mülkiyet şekliyle müvekkilem Valide Sultan için, fıkıh
kitaplarında yazılı olduğu üzere bana teslim etmesi tenbih edildi. Ben de her
iki tarafın hareket tarzını göz önüne alıp, hayra mani olmamak için evlerin,
değirmen ve çayırların vakfiyetlerinin sıhhatine, fıkıh imamlarından cavaz
verenlerin görüşlerine dayanarak, daha sonra nakzedilmesi imkansız, tebdil ve
tağviri müvekkilem Valide Sultan’dan başkası için gayri mümkün olmuştur:
Emtia Gümr Sandık emini Mehmed Efendi b. Ali Zekeriya... 1256, Camazi ve 21.
3.VAKFİYE
Aşağıdaki vakfiye ve zeyillerindeki evkafı ikrar ve takrir sonra da rucu ve
istirdada Valide Sultan tarafından yetkili kılınan, hala İstanbul Emtia
Gümrüğü Emini Valide Sultan’ın kethudası bulunan Seyyid Muhammed Tahir
Bey şeriat makamından gönderilen katip Seyyid Muhammed efendi ve İstanbul Emtia
Gümrüğü nam mahalde kendilerine mahsus odada bazı müslümanlarınn da hazır
bulundukları bir celsede aşağıdaki vakfı tescil ve tekmil için mütevelli tayin
edilen Mehmed Şerif Efendi-ki bu zat ta Muhammed Tahir Efendi’nin
kabidir-nin karşısında vekaletle ikrar ve itirafta bulunup işte elimde bulunan
ve Sulatn’ın emriyle detterhane-i âmireye yeniden kaydedilen ve halen
Defter Emini Ali Raik beyin mührünü havi bir parça defterinde gösterdiği gibi
aşağıdaki mal ve varlıklarını vakfetmiştir:
1.Kocaeli sancağı, Yoros nahiyesi, Revancık’ta (İrve karyesi Beğlik
mandırası: Mandıra arazisi sınırı başından Koğalik denilen yere, buradan Kör
dereye, buradan Defne burnu ucundaki sınır taşına, buradan taşlı geçide,
buradan Kumköyü çiftliklerinden yani Zimmi çiftliği arazisinden Cebel korusu
sınırı ile araba yoluna, buradan yine Kum köyü çiftliklerinden Dimo zimmi
çiftliği arazisi sınırı başındaki kömür kuyuları denilen yere, buradan doğru
bir istikametle deniz kenarına, buradan deniz kenarı ile mezkur İrve deresi
ağzına, buradan sağ tarafa dönülerek Beğlik mandıra sınırı başına uzanan
yerdeki 10 parça tarla, koru ve mer’a.
2. İrve deresi yakınında su akıntısı denilen Kör dere ağzından başlayarak, bu
dere ile üstünde bulunan taşlı bayır aşağısına, buradan Taşlı bayırın üstündeki
mandıra arazisinden açma tarla sınırına, buradan sola sapılarak Kılıçlı
köyünden İrve köyüne geçen araba yoluna buradan mezkur yolu geçerek varılan
diğer araba yoluna, buradan aynı yol Sazlı derenin üst kısmına, buradan mezkur
dere ile Yağlı derenin üstüne, buradan bu dere ile Karadeniz sahilinde mezkur
Yağlı dere ağzına, buradan deniz kenarı ile İrve deresi ağzına, buradan sağa
dönülerek mezkur dere sahiliyle Beğlik mandırası sınırı olan ve Su akıntısı
tabir olunan dere ağzına kadarki bölge içinde deniz kenarında İrve kalesi
denmekle maruf Kal’a-i Sultaniyye ile Elmas denilen tabiye ve mezkur kale
yakınında topçu neferleri kışlası, eski kaptanlardan merhum Hasan
Paşa’nın camii şerifi, yanında çeşmesi, camii yanında bir kahve dükkanı,
aynı çatı altında bir fırın, bir bakkal ile bütün evler ve dükkan arsaları -
İRVE KARYESİ diye meşhur bağlar, tarla çayır, koru, mer’a eskiden beri
emlak-i hümayundan olduğu ehâli ile bilenlerin ihbarları ile ortaya çıkmış
olup, yukarda zikredilen Beğlik Mandırasına tabi, Karadeniz’den İrve
deresine geçildikte sağ tarafta Paşa kandıra Çiftliği arazisi sınırında Vaki
Köprü deresi ağzından başlıyarak, karşıdaki Ali Bahadır köyü arazisinden olan
Islah Bayır denilen dağın eteğine, buradan Mezköyün ehalisinden
Feyzullah’ın dereye bitişik birbuçuk dönemlik tarlası başındaki dışbudak
ağacına, buradan mezkur tarla sınırı ile karşıda vaki söğüt ağacına, buradan
Kabasaz denilen yerdeki çiftlik arazisinden dağ eteğine, buradan mezkur karye
ehalisinden Muhammed Ali’nin tasarrufundaki dağ etekleri ile bir dönümden
ibaret tarlası sınırına, buradan mezkur çiftlik arazisinden diğer dağ eteğine,
buradan mezkur dağ eteği ile Çorbacıoğlu korusu sınırına, buradan Kara Mehmet
tarlası sınırına, buradan Cacı Şaban tarlası sınırına, buradan mezkur karye
deresini aşarak dere kenarında ehaliden Muhammed ve Hüseyin tarlalarının
sınırına ve yol ile Sütçüoğlu Mustafa tarlasına, buradan mazkur tarla sınırı
ile Palazoğlu Mustafa tarlası sınırına, buradan Berberoğlu Muhammed ve Hamza
oğulları İsmail ve Hüseyin tarlaları sınırları ile Ayvalı sazlığı, buradan
sazlık ortasından geçerek meszkur köy ehalisinden İbrahim Reis’in
mutasarrıf olduğu Cebel korusunun eteğinden bulunan tarlaya , buradan dik
yukarı mazkur koru sınırı ile koru üstünde olan araba yoluna, buradan aynı yol
ile Savad dere çiftliği arazisinden olan koru sınırına ve buradan Kum köyü
çiftliklerinden Dimo zimmi çiftliği arazisinden olan Cebel koru sınırına ,
buradan Yani zimminin mutasarrıf olduğu çiftliği arazisinden olan cebel korusu
sınırına, buradan İrve köyü arazisi sınırı ile Defne burnu üstündeki sınır
taşına, buradan Kördere ile bu derenin altındaki İrve köyü arazisinden olan
tarla sınırına, buradan mezkur tarla sınırı ile Koğalık denilen yere buradan
zikredilen İrve deresinde, buradan mezkur dere sahiliyle Yanık köprü ağzına
kadarki hudutlar içersinde Yazla denilen yerde bir yanaşma odası, iki ahır, bir
ahşap ambar ve çit örme samanlık, bütün koru, iki mer’a, dokuz parça
tarla ve iki parça çayıra sahip arazi.
3. İrve deresine Karadeniz tarafından girildikte, solda Paşa mandıra
çiftliğinin kuzeyinde eski Damlar deresi ağzından başlıyarak derenin üstünde
vaki Paşa Mandıra çiftliğine tabi merhum Şehid Paşa vakfı arazisinden cebel
korusu aşağısına, buradan sağa saparak Cebel korusu içinde kain Kavaklık göl
denilen gölün sağ yanına, buradan Kum derenin üstünde vaki Gayranlar tabir
olunan. sarı topraklı üç adet mahaller hizasıyla mezkur Kum dere üstüne,
buradan sağ tarafa yönelerek yaya yolunu kesip Göndere denilen derenin üstüne,
buradan Göndere ağzına, buradan sola yönelerek deniz kenarı ile Yağlıdere
ağzına, buradan sola yönelerek Sazlıdereye, buradan sağa yönelerek araba
yoluna, buradan Kılıçlı köyden İrve köyüne geçen diğer yola, buradan sola
saparak yolu geçip karşıda vaki açma tarla başına, buradan dik aşağı taşlı
bayır aşağısına, buradan Su akıntısı denilen dere ile İrve deresinin Defneburnu
karşısında vaki sahilde olan Kördere ağzına, buradan sağa dönerek Eski Damlar
deresi ağzına kadar uzanan hudutlar içersindeki arazide Beğlik mandıra denilen
bir yanaşma odası, bir büyük ahır, mandıra, bütün koru, iki parça mer’a,
ondört parça tarla, mezkur mandıra içersinde Timurbaş denilen ve doğme
damgalarıyla tanınan 45 sağmal manda, iki manda boğası, sekiz manda öküzü, 27
kara sığır boğası, sekiz baş kara sığır danası, sekiz baş kara sığır boğası,
bir baş beygir topluca 102 baş hayvan-bir bakır kazgan, bir timur saç ayağı.
Bütün bu
arazi ve malları sahih ve şer’i bir şekilde vakf ile önceki evkafına
ilave ederek şu şartları koydum: Mezkur köy ve mandıranın sağlanan şer’i
öşür vergileri v. s. müvekkilem Valide Sultan’ın evkafına ilave, bütün
kayıt ve şartları, önceki evkafta olduğu şekilde değiştirilmeden yapılsın.
Mezkur köy, mandıra ve diğer gelirler, yazılış tarihinden ikibuçuk ay önce,
vakfiyet şekliyle mezkur mütevelliye teslim ettiğimde kabul edip, diğer
mütevelliler gibi hareket etmiştir, dediği zaman, mezkur vekil vakfı itmam
için, mezkur vakıftan bilvekale rucu ederek mezkur köyde vaki evler ve dükkan
arsaları, mandıra ve diğer gelirleri, Valide Sultan’ın emlâkine mülkiyet
üzere, mezkur araziyide tam tasarruflarına bırakarak, mütevelli ile ihtilafa
düşüp, fıkhi kitaplarda olduğu gibi mesleyi hal sadedinde, mezkur efendimiz
imamlar arasındaki ihtilafıda göz önüne alıp Valide Sultan’ın vakfının
önce sıhhatine, sonra luzumuna hükmetmiş ve vakıf yerinde yazıya geçirilmiştir.
1257, Rebiulahir 15.
Hazır bulunanlar: Emtia Gümrüğü Sandık emini Muhammed Efendi B. Ali,
Seyyid Ömer Ağa B. Ahmed.
4.VAKFİYE
Bu bir cilt haline sokulmuş vakfiye içinde mevcut evkafın sahibi Valide
Sultan’ın kethudası olan ve halen İstanbul Emtia Gümrüğü Emini Seyyid
Muhammed Tahin Bey Efendi, Evkaf Hazinesinde halen Evkaf Nazırı olan Numan
Mahir Bey Efendi ye mahsus odada, bu fakirin bizzat aktettiği celsede vekaletle
takrirde bulunup şöyle demişlerdir: Müvekkilem Valide Sultan, evkafının tebdil,
tağyir, taklil ve teksirini kendilerinde ibka etmişler, bu evkafın vazifelerini
çoğaltmak maksadıyla elinde bulunan ve Evkaf muhasebesi kaleminden verilen bir
ilmuhaberde de ifade edildiği üzere şu şartları tayin etmiştir:
-
Vakıfların gelirlerinden, Beşiktaş’ta Yahya Efendi türbedanı olan zata,
Nakşibendiye tarikati üzere yapılacak âyinlerle hatmi şerif duaları esnasında
Valide Sultan’ın da isimlerini hatırlatmak mukabilinde aylık 100 kuruş
vazife verile.
-
Mezkur türbe camiinin hitabet, imamet, devirkarlık, müezzinlik ve kayyimlik
gibi vazifeleri mazbut olmadığı için, burada hatip olacaklara aylık 60 kuruş,
imam olacaklara aylık 75 kuruş, devirhanlık edeceklere aylık 30 kuruş, birinci
müezzinlere aylık 50 kuruş, müezzini sani olanlara 40 kuruş, kayyim olanlara
aylık 50 kuruş vazife verile. Hatip, imam, devirhan, müezzini evvel ve müezzini
sani ile kayyim olan altı kişiden her biri Kur’an-ı Kerim’den
hergün bir hizp okumak sûretiyle her yirmi gün sonunda bir hatm edip hasıl olan
ecr ve mesubatı önce Hz. Peygamber’in (aleyhisselam) Ravza-i
mutahharalarına, Al., Eshab Fâhiun, Tebe-i tâhilin (radvanullahi
aleyhim)’e, Osmanlı Sultanlarına, hususiyle Sultan Mahmud-i
Sâni’nin ruhuna nüru didem Sultan Abdülmecid Han ile benim iki cihan
saadetimiz için hayır dualar edeler. Karşılığında herbirine 10’ar kuruş
tan topluca 60 kuruş verile. Seyyid
Muhammed Tahir Beyefendi: “Vekaletle yaptığım bu takririn mezkur
vakfiyeye ilave edilmesini istiyorum” demesi üzerine, kaydedilip, yerinde
şerhte de bulunuldu. 17 Rebiulahir 1257. Şahidler: Evkaf zimmeti Mustafa İzzet
Efendi, Zekeriyya Vahdeti Efendi B. Halil, Muhammed Arif Efendi B. Reşid,
Mühür: Muhammed Emin Asaf.
5.VAKFİYE
Bu vakfiye ve zeyillerinde
yazılı olan vakıfların Vâkıfesi Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından aşağıda
zikredilecek vakfı ikrar takrir ile sonrada rûcû ve istirdada vekaletle yetkili
olan ve halen İstanbul Emtia Gümrüğü Emini ve Valide Sultan’ın kethudası
bulunan Seyyid Muhammed Tahir Beyefendi, halen Evkaf nazırı olarak vazife gören
Numan Mahir Beyefendi’nin hususi odasında, bazı müslümanların hazır
bulunduğu, bu fakirin bizzat akdettiği celsede müvekkilem Valide
Sulatan’ın vakıflarını tebdil, tağyir, taklil ve teksirini kendi
ellerinde ibka etmeleri dolayısıyla bu evkafın vazifesini (faydasını) çağaltmak
maksadıyla sahibi bulundukları üç cilt Delailu 1-Hayrat ve Şevarik el-envar
adlı kitapları bir cilt En’am-ı şerifeyi vakfederek şu şartları tayin
etmişlerdir:
-
Mezkur kitaplar, Medine-i Münevvere’deki Ravza-i Mutahharada uygun bir
yere konarak, bunlar arasında sadece Enam-ı şerifeyi okumak isteyenler okuyarak
yine yerine koymalıdırlar. Üç cilt olan Delâil el-hayratı’da iffet ve
iyihal sahibi ve güzel okuyan hatip ve imamlardan üçü, hergün bir hizb olmak
üzere haftada birer hatmi şeriften üç hatim yaparak hasıl olan acr ve mesubatı
Hz. Peygamberimiz Sallahlahu Aleyehi ve Sellem’in ruhuna, bu arada
bilcümle enbiya ile hulefây-i raşidin, aşare-i mübeşşere, Eshab-ı Bedr ve
Suffe, bilcümle Eshab-ı kiramın ruhlarına hediye ettikten sonra, göz nurum
Sultan Abdulmecid’in ömür ve Saltanatının devamı ve benimde ömür ve
afiyetimin için hayır duada bulunarak bunun karşılığında reisleri olan zata 200
kuruş, diğer ikisine 150’şer kuruştan ayda 500 kuruş verilsin. Delail-i
hayrat okuyanların resmi olan kimse vefat ettiğinde Harem-i şerife nezaret
edenlerin tesbit edeceği münasip bir Delail-i hayrat okuyan kimse tayin
edilsin. Bu kimse hergün iki Delail okuyan kimseyi iş başına getirsin. Bu iki
Delail okuyandan hal vukusunda küçük oğlu varsa, bu mezkur hizmeti yapmağa
liyakat kesbedincye kadar, yine Haram-i şerife nezaret edenlerin delaletiyle
bir kimse vekil tayin edilerek buna aylığın yarısı, diğer yarısı ise
mütevaffanın küçük oğluna verilsin. Mezkur kitapların tamir ve yenilenmesi
vakfın gelirlerininden karşılansın.
-
Müvekkilem Valide Sultan satın alarak vakfettiği ve Ravza-i mutahhara’ya
gönderdiği dört adet avizenin 14 adet tutan kandilleri için evkafının
gelirlerden satın alınmasını istemiştir. Her kandile günlük 20’şer
dirhemden senelik 252 vukiyye (400 dirhemlik bir vezin) tutmakta, yolda ve
yerinde olabilecek zayiat için de buna 48 vukiyye ilave edilerek 300 vukiyye
rugan-i zeyt olmalı.
-
Zikredilen Delail-i Hayrat okuma vazifesi için her sene gereken 700 kuruş
evkafım tarafından Evkaf-ı hümayun-u mulukane-i hazineye ödenip buradan, da
surre-i humayun ile Haram-i Şerif idarecilerine gönderilsin ve ilgililere
verilsin. Yine mezkur 300 vukiyye rugan-i zeyt her sene vakıflarımın
gelirlerinden satın alınıp Hazine-i Evkaf-ı Hümayun’dan mutad üzere
gönderilen rugan-i zeyt ile birlikte gönderilsin. “Mezkur kitaplar bundan
önce mezkur mütevelliye teslim edildiğinde oda tesellüm etmiş ve mütevellilerin
evkafta yaptıkları gibi hareket etmiştir” dedikten sonra vakf
muamelesi tamamlanmışken, vekil Seyyid Muhammed Tahir Beyefendi, bu vakıfların
istihkamını (sağlamlaşmasını) temin maksadıyla, kabulden vazgeçip ihtilafta
bulundu ve “mezkur kitapların vakfiyetleri İmam-ı A’zam Ebu Hanife
hazretleri katında sahip olmadığından bu vakıftan rucu ile bunları müvekkilem
Valide Sultan’ın mallarına iade ederim” dediğinde mütevelli: Hal,
zikredilen minval üzeredir. Fakat İmam Muhammed B. Hasan Şeybani’nin
rivayetine göre, menkul mal, mütcaraf nevindendir, bunun vakfedilmesi de
sahihdir. Bugün fetva üçüncü imam (Muhammed Şeybani)’in kavline göredir.
Mezkur kitapları iade ve teslimden vazgeçerim, demiştir. Bu fakirde her iki
tarafın sözlerini dinleyip, imamlar arasındaki ihtilafı bilen bir kimse olarak
üçüncü imamın kavline göre mezkur vakfın sıhhatine ve zikredilen şartlarının
cevazına, vekilin huzurunda hükmetmiştir. Bunun üzerine vekil: Bu vakf
hernekadar hakimin kararıyla sıhhat bulmuşsa da İmam-ı A’zama göre de
sıhhati gerekir, diyerek mezkur kitapları yine iade edince Mütevelli şöyle
demiştir: Hernekadar İmam-ı A’zama göre hal bu minvaldedir, fakat İmam
Ebu Yusuf (ikinci İmam)’a göre vakıf (vakfedenin) sadece
“vakaftu” (vakfettim) sözüyle vakıf gerçekleşir ve sıhhati gerekir.
Ayrıca: Üçüncü imam Muhammed’in görüşüne göre mütevelliye teslim ile
vakfın lüzumu belirmiş ve böylece her iki İmamın da görüşlerine göre bunların
vakfedilmelerine hükm olunmalıdır, demiş bu fakirde mezkur vakıfların lüzumuna
vekilin huzurunda kail olduğunu imza ile göstermiştir.
6.VAKFİYE
Bu vakfiye ve zeyillerinde yazılı bulunan
evkafın vakıfesi olan Valide Sultan tarafından aşağıda zikredilecek vakfı ikrar
ve takrir, sonra da rücu ve istirdada vekaletle yetkili kılınan ve halen
İstanbul Emtia Gümrüğü Emini ve Valide Sultan’ın kethudası bulunan Seyyid
Muhammed Tahir Beyefendi, Gümrük-i Emtia-iAli de kendilerine mahsus odada, bu
fakirin bazı müslümanların huzurunda akdettiği celsede, ayrıca aşağıdaki evkafı
tescil ve itmam için tayin edilen Muhammed Şerif efendi B. Seyyid
Ahmed’in huzurunda vekaletle sahih ve şer’i bir şekilde ikrar ve
itirafta bulunarak aşağıda zikredilecek evkafı vakfetmişlerdir:
-
Emlak-i Hümayun’u mülukaneden olan Kocaeli sancağında Yoros nahiyesine
tabi olup Boğaziçi’nde Beykoz kasabasıyla İncirli köyü arasında
SULTANİYYE denilen araziden 50 dönüm bir çayır.
-
Yine Bogaziçi’nde Kanlıcak ve İncirli köyleri arasında ÇUBUKLU denilen
arazi, emla emlak-i hümayundan olduğu için, mezkur Sultaniye arazisinden bazı
yerlerin kirası olarak senelik 2900 kuruşun da zikredilen bekçi
Abdulhahalim’e hayatta olduğu müddetçe vakıftan verilmeli, vefatından
sonra bu meblağ kimseye verilmemeli. Bu hariki yerin mezkur defterhanede mevcut
hududları eski olup zamanla silinmiş olduğundan, bundan önce ferman-ı âli ile
hududları tesbit edilmiş bulunduğundan, Sultaniyye denilen yerin hudut
başlangıcı, deniz kenarında, Sabık Galata kadısı İsmer Beyefendinin sahildeki
evlerini bitişik olan ve Hoca bahçesi diye tanınan bahçe hendeğinin aşağısından
başlamakta buradan Sultaniye çayırına giden yola, buradan Mezid köyünde denize
akan dereye, buradan Mezid Köyü bahçesine, buradan değirmen karşısında derenin
saptığı mahalle, buradan sağa dönülerek Mezid köyü bahçesi arazisinden tarla
sınırına paralel yere, buradan sola dönülerek, üzüm ekili bağ sınırları ile
eski hendeğe, buradan fidanlık dağa, buradan kireç kuyusu yanında katırcı
yoluna, buradan sola dönülerek Hoca bahçesi üstündeki yere, buradan gümüş suyu
deresini geçerek, karşıda Arnavut bahçesine bitişik olan hendeğe, buradan kireç
ocağına geçilen yolu geçerek gidilen Taşaltı denilen yere, buradan Möşatlık
dağı ortasındaki hendeğe, buradan dağın ortasında Naşatlık dağı ortasındaki
hendeğe, buradan dağın tepesindeki Maşatlık yakınında bulunan hendeğin
yükseltisine, buradan deniz kenarında umumi yol üzerindeki yar başına, buradan
sağa dönülerek taş yoluna, buradan deniz kenarındaki tepe başına, buradan sola
dönülerek deniz kenarı ile İsmet Beyefendinin sahilhanesine bitişik olan kireç
ocakları, dalyan odası v. d. harab köşk ve kahve ocağının arsalarına..Buradan
Karlıcak köyü arazisinden Hacı Ahmet Ağanın tarlasına, buradan Küçük Çubuklu
denilen üst yanında Yakup Efendi ile Vasil, Nikola, Tanaş ve Yani zimmilerin
tasarruflarındaki taş ocağı yerine, buradan Panka yoluna, buradan Kör dereye,
buradan Çubuklu çayırına geçilen yola, buradan Kireçci keferesi maşatlığına,
buradan Kavacık’a gidilen umumi yol yakınındaki hendeğe, buradan Kapaklı
ayazma denilen yerin 120 zira uzaklığındaki taş köprüye, buradan çifte
servilere, buradan eski müslüman mezarlığına, buradan sırtta bulunan tarlanın
dış sınırına, buradan karşı tepenin ortasından geçilerek Hisari Yazıcı Muhammed
Efendi Çiftliğine gidilen yola, buradan diğer tepe ortasına, buradan mezkur
çiftlik kapısına 150 zira uzaklıktaki yolun solunda bulunan nişan taşına,
buradan çatal dereleri geçerek karşılaşılan diğer nişan taşına, buradan
Kızılyar denilen sarı toprağa, buradan dağın ortasındaki meşe ağacına, buradan
Kördere’nin üstüne, buradan Papas çeşmesine, buradan diğer dereye,
buradan tatlı su yolu bendine, buradan sırtta bulunan musluk başına, buradan
Yahya Beyefendi veresesinin tasarruf ettiği çiftlik arazisindeki tarlaya
bitişik dereye, buradan Aişe Hatun’un elindeki tarlanın aşağısına,
buradan sağa dönerek gidilen Aişe binti Kambur Mustafa Hanım’ın fundalığı
sınırına, buradan Bekçi Mehmed’in arazisi sınırına, buradan Hıristiyan
Hasandire’nin bağı sınırına, buradan Hekimbaşı kuyusu denilen yere,
buradan Emrudlu tarlası sınırına, buradan şehidlik denilen yere, buradan Paşa
bahçesinin sınırı bitişiğindeki hendeğe, buradan deniz kenarındaki ayazmaya,
buradan Karavulhaneye sınırı olan Verdinaz kadın vakfından Yalı bahçeye,
kadarki arazi.
-
Orta bahçe.
-
Kanlıcak mukataası arazisinden Arabacı bahçesi denmekle maruf üç kıta bostan .
-
Merhum Sultan Mustafa Han’ın vakfından deniz kenarına yakın olup herbiri
malum müştemalatı havi bir bir bakkal dükkanı, bir kayakhane, bir oda, bilcümle
kireç ocakları, çömlekçi fırını, kireç kavakçıları, dalvan odaları ve kahve
ocağı arsaları, bostan çayır, tarlalar ve fundalık ile eskidenberi Çubuklu diye
tanınan ve müvekkilem Valide Sultan’a temlik edilinceye kadar ehl-i
vukufça ihbar edilen arazi.
Valide Sultan Hanımefendi, evkafının iradını çoğaltmak maksadıyla, zikredilen
Sultaniyye adlı arazisinin, daha önce kendisine kaydedilmiş 50 dönüm bir parça
çayırdan maadası ile Çubuklu denilen arazisini bütün müstemilatı ile ve ayrıca
Sultan’ın izni ile ve yine Valide Sulatn’ın gelire tebdili şart
koşulmuş olan paralarından 1500 kuruşa satın alınan ve İstanbul da Zincirli
Kuyu yakınında Atik Paşa mahallesinde bulunan bir taraftan mezkur mahalle
camii, bir taraftan mezkur camiin bahçesi denilen Bostan, bir taraftan Kadı
Reşid Efendi evi ve dördüncü tarafı umumi yol ile mehdut 573 zira kare arsalı,
üstte üç oda, bir sofa, iki abdesthane ve gezinti yeri, bir kargi, mutbak, bir
kargir mahzen ve bir miktar avlu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe ve sokak
kapısına sahip, günlük üç akçe kira getirebilir bir evi sahih ve şer’i
bir şekilde vakfederek şu şartları ileri sürmüştür.
-
Mezkur yerlerin gelirleri ve zikredilen evin kirası, vakıf gelirlerine ilave
edile.
-
Diğer şartlar daha yukarıdaki vakfiyem ve zeyillerinde kayıtlı şartlar gibi
ola.
-
Bu şartlara riayet zorlaşırsa, mutlak vakfın gelirleri fakir müslümanlara
sarfoluna..
-
Bu vakfın tebdil, tağyir, taklil ve teksiri kendi ellerinde buluna.
“Valide Sultan Hanımefendi bu vakıfları daha önce mezkur mütevelliye
teslim ettiklerinde o da teslim almış ve diğer evkaf mütevellilerinin
tasarrufları gibi tasarrufta bulundu” dediği zaman vakıf şer’i
tasdikin akabinde tamam ve teslim işi son bulmuşken mezkur Vekil Efendi mezkur
arazinin ve evin vakfiyetlerini, ahkam gereği kabulden ictinap edip bu tarz
arazi ve evin vakfa iltihakı büyük fıkıh imamları katında ihtilaflıdır, mezkur
arazi ile evi Valide Sultan Hanımefendi’nin mülklerine iade ederim
demiştir. Bu fakir de heriki tarafın sözlerini dinleyip, hayra mani olmaktan
sakınarak, mezkur malların vakifyetlerine, bunu caiz gören imamların
görüşlerine dayanarak hükmettim. Bundan sonra vakfın nakzına imam olmadığı gibi
tebdil ve tağyiri Valide Sultan’dan başkasında mümkün değildir. 1257.
Cemazel ula başı. Şahidler: Seyyid Ahmed, Zekeriyya, Muhammed Emin. Yazan:
Seyyid Muhammed Emin Asaf, Evka-i işlerinde müfettiş.
7.VAKFİYE
Bu vakfiye ve
zeyillerinde yazılı evkafın vakıfesi olan Valide Sultan Hanımefendi tarafından
aşağıdaki vakfı ikrar ve takrir sonra da istirdada vekaletle tayin edilen ve
halen İstanbul Emtia Gümrüğü Emini bulunan ve Bezm-i Alem Valide
Sultan’ın kethudası olan Seyyid Muhammed Tahir Beyefendi Gümrük Emti-a
Âli’de kendilerine mahsus odada, Meşihat makamından gönderilen Katip
Seyyid Muhammed Said Efendi’nin ve bazı müslümanların huzurunda akdettiği
mecliste aşağıda açıklanacak vakfı tescil ve itmam için mütevelli tayin edilen
Muhammed Şerif Efendi B. Seyyid Ahmed’in huzurunda vekaletle ikrar ve
itirafta bulunarak, aşağıda evkafı emlâk-i hülayun-u mülûkâneden
Bezm-i Alem Sultan’ın vakfına tahsis olunmuştur:
-
Paşaköy (Kocaeli sancağı Yoros nahiyesi)’în batısında Kızıl Hasan
köprüsünden başlıyarak, bu derenin üstünde Fındıklı deresi ağzına, buradan
Ömerli köyüne geçilen Ortayola, buradan dört yol ağzındaki Sancak tepesine,
buradan sola dönülerek gidilen Kavaklık denilen yere, buradan Ayvalı köyüne
gidilen araba yoluna, buradan Mikrioğlu Yorgi zimminin fundalığa sınırı ile
mezkur araba yoluna, buradan Ortaçöğertlen deresine, buradan srtta bulunan
Süleyman çeşmesine, buradan Çataldağ’ın üstündeki yıkılmış kale yerine,
buradan dağın aşağısında Sazlıgöl’ün yanındaki yere, buradan Sazlı göle,
buradan Kestanelik deresi üstüne, buradan Değirmenkaya’ya, buradan diğer
sırt ta mevcut taşlığa, buradan Papas çeşmesi dağı aşağısındaki Kayran Denilen
yere, buradan Mezkur dağın üstüne, buradan Endirya zimmi kaldırımı denilen
yere, buradan mezkur büyük dereye, buradan Kızıl Hasan deresine, buradan Kızıl
Hasan köprüsüne kadarki arazi içinde Merhum Gâzi Sultan Mah-ud-i Sani’nin
evkafının mûlhakatından, Enderûn-u hümayunda vâki hastahane vakfı gelirlerinden
bir su değirmeni, yanında bahçe, bir tarladan başka 231 ev, 23 dükkan ve fırın,
51 samanlık ve harman yeri arsaları, 24 parça arsa, Paşaköyü denmekle bilinen
ve 262 parça bağ ve tarlalar da bu köye ait olduğu için ziraat yapılarak
eskiden beri emlak-i hümayundan olduğu oradaki ehâli ile diğer vukuf ehli
tarafından tesbit edildiği evkaf müfettişliğinin imzalı vesikasından
anlaşıldığından Defterhane-i amireye kaydedilmiş..
Bezm-i Alem Valide Sultan vakıflarının iradını çoğaltmak maksadıyla, sahibi
bulunduğu zikredilen köyü, sultanın izni ile, bütün tabi ve levâhıkı ile
-
Valide Sultan’ın gelire tebdil edilmesini şart koştuğu paralarından 2500
kuruşa Halil ağa ile zevcesi Fatma’dan satın alınan Üsküdar’a bağlı
Beykoz’da Kavak dere mahallesinde bir taraftan Elmacı oşlu Agob zimmi,
İncir kuşu Muhammed evleri, bir taraftan umumi yol, bir taraftan Arnavut
Mustafa evi, dördüncü tarafı yine umumi yol ile mahdut olup 2700 zira kare
arsalı, üstte dört oda, bir sofa, bir abdesthane, gezinti yeri, altta bir ahır,
bir mutfak ve bir miktar havlu, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe ile sokak
kapısına sahip, günlük üç akçe kira getirebilir bir ev.
-
1800 kuruşa Hacı İslam kızı Aişe Hatun’dan satın alınan, Üsküdar da
Salacak mahallesinde olup bir taraftan Sıdıka Hanım evi, bir taraftan Cabi Emin
Efendi evi, dördüncü tarafı umumi yol ile mahdut üstte iki oda, iki sofa, bir
abdesthane ve gezinti yeri, ortada bir oda, bir sofa, bir hamam ve gezinti
yeri, aşağıda bir mutfak, meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe, bir kuyu, bir ahır,
bir miktar havlu ile sokak kapısına sahip, günlük üç akçe getirebilir bir ev.
-
600 kuruşa Halil kızı Azime Hatun’dan satın alınan ve aynı şehirde
Debbağlar mahallesinde olup bir taraftan Habibe Hatun evi, bir taraftan
Zenciyye Fatıma Hatun evi, bir taraftan dökmeci Hüseyin Ağa menzili ve dördüncü
tarafı umumi yol ile mahdut olup, üstte ve altta üç oda, bir sofa, bir
abdesthane, gezinti yeri, bir mutfak, bir ahır, bir su kuyusu ve sokak kapısına
sahip 210,5 zira kare arsalı, günlük bir akçe getirebilir bir ev.
-
İstanköy’de Debbağlar mahallesi sakinlerinden Mühürdar-zâde Ahmed Ağa ve
kardeşi Hüseyin Ağa’dan satın alınan, mezkur odada İstavzir Kapısı
denilen yerde olup bir tarafı Derviş Bey bahçesi, bir tarafı Hacı Dizdar
bahçesi, bir tarafı Bid’atçioğlu bahçesi, Uzun Hacı Mehmedoğlu bahçesi,
dördüncü tarafıda umumi yol ile mahdut olup içinde bir su kuyusu ve havuz
üzerinde köşk, sokak kapısı yakınında bir mahzen ve diğer müştemilat ile
tahminen 600 kök limon ağacına sahip, günlük 15 akçe getirebilir bir parça
limon bahçesi.
-
3600 kuruşa Cerrah Mativakın kardeşi Saltana oğlu Andon’dan satın alınıp,
Boğaziçi’nde Arnavut köyünde Sarrafburnu denilen yerde bir taraftan deniz
kenarı, bir taraftan Ayayani kilisesi ve patrikhanesi, Hüdaverdioğlu menzili
bahçesi, bir taraftan Sarı zimmi bahçesi, dördüncü tarafı umumi yol ile mahdur
olup malum müştemilatı havi 996 zira, günlük altı akçe kira getirebilir bir
parça yanmış sahilevi arsası.
-
1650 kuruşa Hacı Ahmed Efendi’den alınan, mezkur şehre bağlı Anadolu
hisarında camii kebir mahallesinde olup bir taraftan Hoca Piri Mehmed Efendi
vakfından bahçe, bir taraftan Keresteci Osman Ağa hanımı Hatice Hanım evi, bir
taraftan saraylı Amine Hanım menzili, bir taraftan umumi yol ile mahdut olup
756 zirâ kare arsalı, üstte iki oda, bir sofa, bir abdesthane, gezinti yeri,
altta iki oda, bir abdesthane, gezinti yeri, bir ahır, bir mutfak, bir kiler,
meyveli ve meyvesiz ağaçlı bahçe, bir miktar havlu ve iki sokak kapısına sahip,
günlük üç akçe kira getirebilir bir ev,
-
2000 kuruşa Hiristiyan Erekli kızı Maryure’den satın alınıp Galataya
bağlı Kasım Paşa’da Tatavla köyünde Aya Dimitri mahallesinde olup, bir
taraftan Oymacı Mihal zimmi evi, bir taraftan Sarı Masula zimmi evi, iki
taraftan umumi yol ile mahdut 327 zira kare arsalı, üstte dört oda, bir sofa,
bir gezinti yeri, bir kiler, altta iki oda, bir gezinti yeri, bir kiler, bir
mutfak, iki mağaza, sahripene ve mermer döşeli havlu ile sokak kapısına sahip
günde dört akçe kira getirebilirbir ev.
Bezm-i Alem Valide
Sultan topluca beş ev, bir bahçe ve bir kıt’a arsadan meydana gelen bu
emlâki, Allah rızası için vakfedip şu şartları tayin etmişlerdir:
- Arsalar, evler ve mezkur bahçeler peşin ve seneden seneye kiraya verilmeli
(icareteyn-i misliyeteyn) bağlar ve mezkur tarlalarda miri arazi gibi tasarruf
hakları ihâle edilmelidir. Her sene Kira ve şer’i a’şarı alınarak
diğer vakıfların gelirlerine ilave edilmeli.
- Diğer şartlar, diğer vakfiye ve zeyillerinde yazılı olduğu şekilde ifade
edilmeli.
- Bu şartlara riayet imkansız olursa (müteazzire) olursa, mutlaka müslüman
fakirlere sarf oluna.
- Bu vakfın tebdil, tağyir, taklil ve taksiri kendi ellerinde olacak.
Vakfın
yazılışından bir ay önce mezkur mütevelli bunları kabul edip, diğer evkaf
mütevellileri gibi tasarrufta bulundu” dedikte, şer’i
tasdikten sonra, vakıf işi tamamlanmışken, mezkur vekil Efendi mezkur köy,
evler, bahçe ve arsaların vakfiyetlerini ahkam gereği kabulden ictinap edip, bu
tarz köy, ev, bahçe ve arsanın vakfa iltihakı, büyük fakihler mazarında
ihtilaflı olduğundan, mezkur köy, evler bahçe ve arsaların müvekkilem Valide
Sultan’ın mülküne iade ederim, diyerek, mezkur mütevelli ile, fıkıh
kitaplarında yazılı olduğu vechiyle farklı görüşleri temsil ettiler. Katip te
her iki tarafın sözlerine bakıp, hayra mani olmaktan ictinap için mezkur köyün
vakfiyetinin sıhhatine, bu görüşü savunan imamların sözlerine dayanarak karar
verip yazıya geçirmiştir. Bu vakfın bozulmasına imkan yoktur. Bunun tebdil ve
tağyiri müvekkilem Valide Sultan’dan başkası içinde imkansızdır: 1257
senesi Şevval başı. Şahidler: Seyyid Ahmed B. Seyyid Ali, Hüseyin Hüsnü B.
Edhem, Muhammed Emin B. Muhammed Nazif. Mehmed Emin Asaf b. Ali Evkaf işlerinde
müfettiş.
8.VAKFİYE
Bu vakfiye ve
zeyilleri kayıtlı evkafın vâkıfesi Bezm-i Âlem Valide Sultan tarafından,
aşağıda gelecek evkafı ikrar, takrir ve sonra da istirdada vekâleti bulunan
kethuda Seyyid Muhammed Tahir Beyefendi, Şeriat makamından gönderilen Katip
Muhammed Said Efendi’nin, kendi odalarında akdettiği celsede isimleri
gelecek evkafı tescil ve vakfı itmar için Seyyid Muhammed Tahir
Efendi’nin katipleri Muhammed Şerif Efendi’nin hazır bulunduğu
toplantıda vekâletle ikrar ve itirafta bulunarak, Bezm-i Alem Valide
Sultan’ın evkâfının tebdil, tağyir, taklil ve taksiriri kendi uhdelerinde
tuttuklarını, bu evkafın masraflarının çoğaltılmasını istediklerini
hatırlatarak aşağıdaki emlâki vakfettiklerini beyan etmişlerdir:
-Defterhane-i Âmire’den verilen bir vesikanın da gösterdiği üzere,
Kocaeli sancağında, Yoros nahiyesine tabi Boğaz içinde Anadolu Kavağı Beykoz
kasabası civarında, Hünkar iskelesi çayırı civarında olup merhum Sultan Selim
Han’ın vakfı gelirlerinden Urumceli oğlu bahçesi denmekle tanınan
tarladan başlayarak, eski Hendek ile dik yukarı çıkıldıkta Gölcük sırtına,
oradan Karadeniz boğazına bakan Ihlamur tarlası denmekle meşhur yerde Hazret-i
Yuşa Türbesine giden yola, buradan Anadolu Kavağı halkından Fatıma
Hatun’un bağı, buradan Kağıthane den mezkur türbeye gelen yola, buradan
aşağıda zikredilecek Umur yeri hududuna, buradan araba yoluyla dik aşağı
Bezcioğlu Abdullah Ağa bahçesi ile Beylik çayırına, buradan Tokat bahçesine,
buradan kebir bahçeden sonunda olan çalılığa, buradan dağ eteğine, buradan
Urümceli oğlu tarlasına varan hudut içinde “Tokat arazisi” diye
tanınan bahçeler, tarlalar, çalılık, çayır ve mer’a.
-Bu araziye tabi olup içinde ziraat ve ekim yapılan ve etrafı merhum Asım bey
oğulları, Hasan ve Ahmed Bey bahçeleri, Hoca bahçesi diye tanınan bahçe ve
hendek ile ayrılmış beylik çayır ve Kağıthane dıvarı. Yine Beylik çayır ve Rıza
Bey çayırı, tarlası ve çalılığı, Abdülhamid ağa çalılığı ve yol, zikredilen
Umur yeri hududu ve bu hudutla dik aşağı deniz kenarında vaki Kaplubağa taşına,
deniz kenarında Sevviburnu denilen yer ve komantu yanı, diğer yerleriyle beylik
değirmeni, sahilde mezkur değirmenin meşhur Ayvalık bahçesi, deniz kenarında
İskele meydanı, buradan mezkur Hasan ve Ahmed bey bahçelerine varan hudutlar
içinde ki bahçeler, tarlalar, çayır, çalılık ve mer’a.
-Yoros nahiyesine tabi Arnabut köyünün ortasından geçen dereye bakan İstamil
oğlu evi kapısı önündeki kör dereden başlayarak, mezkur köyün ev ve bağlarını
geçerek dik yukarı küçük kel tepeye, buradan sırttaki panka yoluyla Sultan
Selim Han vakfından bağlar ve çalılık hizasıyla sebzeci oğlu Nikola zimmi
çiftliği karşısında vaki diğer kel tepeye, buradan sırt ile Çavuşbaşı çiftliği
ve Enderun’u hümayunda camii kebir vakfından yeni çiftlik, mezkur Nikola
zimmi çiftliği sınırlarının biraraya geldiği Kara kaldırım denilen yere,
buradan sol tarafa dönüldüğünde, yeni çiftlik hududu sağ tarafta kalarak
Kösebayırı denilen tepedeki nişan kuyusuna, buradan Arnavutköyüne akan ara
derede vaki harap değirmen yanı altına, buradan sırttaki araba yoluna, buradan
sağa dönülüp Alem dağı eteğindeki Çatal yola, buradan sola dönülüp merhume Atik
Valide Sultan vakfının hududu ile Baş Yayak denilen yere buradan dağ içinde
Kaldırımbaşı denilen yere, buradan Kılıçlı Timarı arazisi hududuna, buradan
Küllük denilen dört yol ağzına, buradan Kilid kuyuları denilen dereye, buradan
Kabaeyer altı denilen yerdeki geçite, buradan dere ile Derik geçide, buradan
dik yukarı at yoluna, buradan yol ile Boğa Tepe’ye, buradan Örumca köyü
hududunda olan araba yoluyla İç Bikar denilen kuyulara, buradan zikredilen
Arnabut köyünün hududu ile Zirmen Kaya denilen yere, buradan Kavaklı dereye,
buradan Ulahoğlu deresine, buradan Vaşuoğlu Yorgi ve acı Kosti zimmilerin
değirmenleri hizasıyla ana dereye, buradan mezkur İstemil oğlu kapısı önünde ki
kördereye varan hudut içinde olan ve Hirmenkaya arazisi denmekle maruf evler,
samanlık, ahır arsaları, bağlar, tarlalar, koru ve mer’a.
-Yoros nahiyesine tabi Anadolu Hisarı denmekle bilinen Yenice kalesinin köy
tarafında İzzi Efendizade Muhammed Said Efendi sahilhanesi önünde Kayıkçı Nuri
denilen kimsenin evine bitişik kale burcundan başlıyarak bir taraftan hususi
yol, bazan Hacı Muhammed Es’ad Bey kayıkhanesi ve deniz kenarı, bir
taraftan büyük Göksu deresi, bir taraftan Kandıralı Ahmed kayıkhanesi, bir
taraftan Mazgal kapısı ağzından kale duvarı ile mezkur Muhammed Said
Efendi’nin sahilhanesi kapısı önündeki burca ulaşan arazi. Bu arazi
yanında bir taraftan Çingan iskelesi, bir taraftan dere, bir taraftan Ali
Efendi Kayıkhanesi, bir taraftan umumi yol ile mahdut 195 zira kare arsa.
-Galataya bağlı Arnabut köyünde sahilde, bir taraftan Hiristiyan İsavice evi ve
şerbethanesi, bir taraftan iskele yolu, bir taraftan deniz kenarı, dördüncü
tarafı umumi yol ile mahdut 120 zira kare arsa üzerine yapılmış bir İspenciyar
dükkanı.
-Şile kasabasına tabi Yeniköy nam karyenin yanında Yunuslu deresi yakınında
Geyiktaş’ı denilen yerden başlıyarak Kısılkayran’a, buradan
Sarıyuvan deresiyle Kaldırımbaşı denilen yere, buradan Sivri tepeye, buradan
Öküzkaya denilen yere, buradan Akotluğa, buradan Ovacık köyü üstünde Fetran
yolu denilen umumi yola, buradan Ovacık Çatağına, buradan davalı tarla denilen
yere, buradan Çaylak yuvasına, buradan Yeniköy toprağındaki Ovacık köyü hududu
ile dere sırtında kefere yoluna, buradan Balıksuyu deresine, buradan Ballı
kayaya, buradan Kayranlara, buradan Çingene bayırındaki araba yoluna, buradan
Karasu çatağına, buradan Almacık deresine, buradan Avcılar altı çatığına,
buradan Tariklar çatağına, buradan Meşelik tarla deresine, buradan turb tarlası
deresine, buradan derin alçak çatağına buradan geyik tepesine, buradan Dörtleme
geçiti denilen yere, buradan Bıçkı yeri denilen yerdeki köprüye, buradan
Taşağıl suyuna, buradan Şahinci Timarı Arazisi Hududu ile Fındıklı çubuğu
bayırı tepesindeki kayalara, buradan Dönme meşe denilen yere, buradan Sivri
tepeye, buradan Yunuslu dereye, buradan Balcıoğlu tarlasına, buradan mezkur
Geyik taşına varan hudut içinde Yeniköy denmekle bilinen bütün evler, dükkanlar
ahır, samanlık, değirmen arsaları, tarlalar, bağlar, çayır, koru ve
mer’a.
-Yine Yoros nahiyesine tabi olup daha önce Valide Sultan’a kaydedilmiş
olan ve Boğaz içinde Sultaniyye denilen yere tabi olarak içinde ziraat ve ekim
yapılan ve Beykoz kasabası arkasında Dereseki köyü yakınında, Sultan Selim
han’ın eski vakfından Zekiyye hanımın elindeki Ayderesi çiftliği yanında
İmam oğlu deresinin aşağısından başlıyarak eski ağıl yerinden su akıntısı
hizasına, buradan dağ üstünde koru içinde.....
........ Hatice Hatunlar, Sergiz zimmi mağazaları ile Sultan Selim
Hanım’ın eski vakfından Şumnulu Yagob oğlu Merat zimminin dükkanı, bir
taraftan yine Sultan Selim Han’ın eski Vakfından Servis Tahir’in
tasarrufunda olan arsa, bir taraftan umumi yol, dördüncü tarafı Bıyıklı oğlu
Yenaki arsası ve umumi yol ile mahdut olup 600 zira kareli yanmış iki gümrük
arsası.
-Kum Kapı tarafından yıkılmış kale duvarı içinde, bir taraftan ev, diğer üç
tarafı umumi yol ile mahdut 1023 zira kere arsa.
-Yine yıkılmış iç kale duvarı içinde, iç kale camii karşısında bir taraftan
Hasan Ağa yetimleri arsası, Arif Ağa dükkanı arsası, bir taraftan zikri gelecek
arsa, bir taraftan mezkur cami meydanı ve dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili
123 zira kare arsalı bir mağaza.
-Bunun yakınında, bir taraftan Hıristiyan Despino ile kürt Abdullah arsaları,
İffet Beğin Elmalı çiftliği korusu sınırına buradan Arnabut köyünün eski
yoluna, buradan sola dönülüp, bu eski yol ile koru aşağısından doğru kaldırıma,
buradan çiftlik tarlası altında vaki köprüye, buradan diğer yol ile yarlara,
buradan mezkur İffet Beğ’in çiftliğinin fundalığı sınırı yakınındaki
Hendek ile sırttaki Karlı Tepe yoluna, buradan mezkur yol ile Aişe
Hanım’ın çiftliği arazisi sınırına, buradan göl’e, buradan araba
yoluna, buradan karşı sırttaki elma ağacına, buradan sola dönülerek dik aşağı
gidilerekmezkur Aişe Hatun’un çiftlik sınırı ile Beykoz’a gidilen
yola, buradan Kızıl tarladan dik yukarı dağa çıkılarak, mezkur dağın tepesine,
buradan dik aşağı Ay deresi çiftliği sınırına bitişik, İmamoğlu tarlasına,
buradan mezkur tarla ile İmamoğlu deresinin aşağısına giden hudut içinde Küçük
Tokad arazisi diye tanınan tarlalar, koru ve mer’a.
-Yoros nahiyesine tabi Boğaz içinde Serviburnu denilen yerde zikredilen Hünkar
iskelesi çayırı sonunda, Tokat arazisi sınırı yanında, deniz kenarında,
Kaplubağa taşı denilen kayadan başlıyarak, dik yukarı dağ tepesine, buradan
sola dönülerek Yuşa çiftliği denilen Haydarpaşa çiftliği arazisi sınırına,
buradan sola dönülerek Yuşa tekkesi bağının dış sınırına, buradan dik aşağı
Macar deresine, buradan sola dönülerek Macar bahçesi sınırına, buradan deniz
kenarına, buradan sola dönülerek Umur yeri denilen kireç ocakları arsaları,
bağlar, tarlalar, çayır ve fundalık.
-Bu mecliste okunan 26 parça şe’ri hüccetin ifade ettiği gibi, Valide
Sulatan’ın gelire tebdili şart koşulmuş parasından 1000 kuruşa, Nefise
Hatun’dan satın alınıp, İstanbul’da Sarıkez yanında Cıkrıkçı
Kemaleddin mahallesinde olan ve bir tarafı mektep hocası Ahmed Efendi evi, bir
taraftan Halil Efendi evi, bir taraftan diğer menzil, dördüncü tarafı umumi,
yol ile çevrili, günlük iki akçe getirebilir bir ev.
-2400 kuruşa esiri Muhammed Reşid Ağa’dan satın alınan, Molla Gürani
yakınında Nuri dere mahallesinde olup bir taraftan, Muhammed Arif Efendi evi,
bir taraftan mütevaffa Ebu Bekir Efendi veresesi evi, bir taraftan vakıf
arsası, dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili 700 zira kare arsalı, içinde
malum müştemilatı olan günlük dört akçe getirebilir ev.
-3600 kuruşa Seyyid Abdul Vehhab Efendi’den satın alınıp, Bozdoğan kemeri
denilen yerde Kirazlı mescid yanında Molla Hüsrev mahallesinde olan ve bir
taraftan Atçeken Ağa’sı evi bahçesi, bir taraftan Cerrah Salih Efendi evi
bahçesi, iki tarafı umumi yol ile çevrili, 624 zira kare arsalı, günlük altı
akçe getirebilir bir ev.
-1750 kuruşa Nikola zimmi’den ve zevcesinden satın alınan,
Galata’ya bağlı İstinye nahiyesinde Çavuşbaşı mahallesinde olup bir
taraftan Hafuz Paşa evi bahçesi, bir taraftan çalgıcı Tanaş zimmi evi bahçesi,
bir taraftan Andırvas zimmi evi bahçesi, İstevri zimmi evi bahçesi ile bir
taraftan umumi yol ile çevrili 600 zira kare arsalı ev müştemilata havi, günlük
üçbuçuk akçe getirebilir bir ev.
-2000 kuruşa Fatımetu z-zehra hanımdan satın alınıp mezkur Yoros nahivesine
tabi Beykoz kasabası mahallelerinden Çeşme mahallesinde olup, bir taraftan
Kuşçubaşı İsmail ağa kayıkhanesi, bir taraftan halen mevcut arsa, bir taraftan
deniz kenarı, dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili 910 zira kare arsalı ve
malum müştemilatı sahip, altta altı tane kayık sığabilecek kayıkhanesi bulunan
bir ev.
-Yine aynı mahallede, umumi yol aşıldığında bir taraftan Ali Ağa menzili,
Kuşçubaşı İsmail ağa evi, bir taraftan aynı ev, bir taraftan mezkur bahçe
duvarı ile dördüncü tarafı da umumi yol ile çevrili olup Cem’an günlük
dört akçe kira getirebilir iki ev.
-1250 kuruşa kayıkçı Tanaş’tan satın alınıp, Galata’ya bağlı
İstinye nahiyesinde Yeni köyde Aya Nikola mahallesinde olup, bir taraftan Acı
katun zimmi evi, bir taraftan Andon zimmi evi, bir taraftan sarraf Rişak zimmi
evi bahçesi, dördüncü tarafı umumi yol ile mahdut 310 zira kare arsalı malum
müştemilatı havi, günlük iki buçuk akçe getirebilir bir ev.
-1500 kuruşa Seyydi Hasan ve cevcesi Şerife Rukiyye Hatun’dan satın
alınıp, Molla Zeyrek yakınında Yahya güzel mahallesinde bulunan ve bir tarafı
Ali Molla, bir tarafı Hüseyin Ağa menzilleri, bir tarafı hususi yol ve dördüncü
tarafı da umumi yol ile çevrili olup Yahya Güzel vakfına seneyi 50 akçe ücretli
200 zira kare arsa üzerinde yapılmış malum müştemilatı havi günlük üç akçe kira
getirebilir bir ev.
-1250 kuruşa Musa Ağa ve zevcesi Züleyha Hatun’dan satın alınıp mezkur
Hisar da Muhasaf Sinan Efendi mahallesinde bulunan, iki taraftan İbiş Ağa ve
Muhammed ağa vereseleri evleri, bir taraftan Attar Muhammed Ağa evi, dördüncü
taraf umumi yol ile çevrili 290 zira kare arsalı malum müştemilatı havi, günlük
iki buçuk akçe kira getirebilir bir ev.
-2000 kuruşa Osman Ağa ile zevcesi Nediyyetullah’tan satın alınıp,
Üsküdar’da Atik Valide Sultan mahallesinde bulunan, bir taraftan Hatice
Hatun evi, bir taraftan Osman Ağamenelli, bir taraftan Ahmed Ağa bahçesi,
dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili olup malum müştemilatı havi ve günlük
dört akçe getirebilir bir ev.
-1000 kuruşa Zeynep hatun’dan satın alınıp, Sultan Muhammed cami yanında
İskenderpaşa mahallesinde bulunan ve bir taraftan Adile Hanım evi, bir taraftan
Halil Ağa evi, bir taraftan Dökmeci Ebu Bekir Ağa evi, dördüncü tarafı hususi
yol ile çevrili 240 zira kare arsalı malum müştemilatı havi ve günlük iki akçe
kira getirebilir bir ev.
-1500 kuruşa Adile Hatun’dan satın alınıp, aynı mahallede bulunan, bir
taraftan Osman Efendi evi, bir taraftan Zeynep hatun evi, bir taraftan Ebu
Bekir Ağa evi, dördüncü tarafı hususi yol ile çevrili olup malum müştemilatı
havi ve günlük üç akçe getirebilir bir ev.
-1500 kuruşa Amine Hatun’dan alınıp, Sarıkez yakınında Çıkrıkçı
Kemalettin mahallesinde bulunan dört tarafı Köhem evi ve bahçesi, Muhammed
Efendi evi ve umumi yol ile mahdut, malum müştemilatı havi, günlük üç akçe kira
getirebilir bir ev.
-1000 kuruşa Hacı Mustafa Ağa’dan satın alınıp, Galatâ’ya bağlı
Fındıklı da Hacı Recep mahallesinde olup dört tarafı Hacı Şaban, Molla Hanım ve
Aişe Hatun evleri ve umumi yol ile mahdut, malum müştemilatı havi, günlük iki
akçe getirebilir bir ev.
Valide Sultan bu
vakıflarıyla ilgili şu şartları beyan etmişlerdir:
- Mezkur evler, ahır, samanlık ve kireç ocakları, taliblerine icareteyn-i
Mutadeteyn ile verilmeli.
- Bunların kiraları, bağlar, tarlalar, çayır, koru, mer’a ve diğer
bütün arazinin hasılatı diğer büyük evkafın iradına eklenmeli.
- Medine-i Münevvere de Rayza-i Mutahhara’nın karşısındaki mahallede
şimdiye kadar Kuran-ı Kerim kıraati tahsis edilmemiş olduğundan, burada
sabahtan önce Allah rızası için Yasin suresi, öğle namazından sonra Nebe
suresi, ikindi namazından önce Fetih suresi, akşam namazından önce İhlas
suresi, yatsı namazından önce Mülk suresi okunarak, hasıl olan sevabı, Hazret-i
Peygamber’in ruhlarına, sonra Sultan Mahmud Han’ı Sani’nin
ruhlarına, O’nun ömür ve şevkatinin devamına, ve bilhassa her gün sabah
namazından sonra “Hazret-i risaletpenahiye Bezm-i Alem Sultan tarafından
deyu” salat-u selam tebliğ ederek duada bulunalar.
- Valide Sultan, bunun için Medine-i Münevvere mücavirinden Seyyid Hafız
Muhammed Sadık Efendi’yi, ona refik olmak üzere Şeyhul-harem Şerif
Paşa’nın vasıtasıyla mohallinde bir zatın intihap ve tayin edilmesini,
her ikisine aylık 100 kuruş verilmesini emretmiştirler.
- Haram-i Şerif içindeki sekiz müezzinin durumları iyi olmadığından, içlerinden
Şeyhul-Müezzin olan Basmacı-zade Seyyid Muhammed Salim Efendi’ye aylık 50
kuruş, Amasyalı Şeyh Ahmed ve Seyyid Muhammed Salih Bağdadi ve Şeyh Bedr-i
Mısri ve Naibul-harem-zade Seyyid Ahmed ve Ebu Kullei Şeyh Abdullah ve Şeyh
Hasan el-Mısri ve Şeyh Ahmed Semkeri Efendilerin her birine aylık 30’ar
kuruş verile. Zikredilen iki Surehan vefat ettiklerinde, küçük oğulları varsa,
hizmet edebilecek hale gelinceye kadar, Harem-i Şerif’in şeyh ve müdürü
tarafından mütedeyyin bir kimse vekil edilmeli, maaşının yarısı verile, diğer
yarısı mutasarrıflara bırakılıp hizmet ettirile. Bu müezzinlerin vefatı
esnasında, öteden beri usul ne ise ona göre hareket edilmeli.
- Bu maaşlar topluca yıllık 1520 kuruş, diğer maaşlar olarak da her sene Valide
Sultan ‘ın vakfından gönderilmekte olan 6000 kuruşa ilave edilerek
Evakıf-ı hülayun hazinesine teslim edilip her sene surre-i hülayun Haremeyn-i
şerifeyn gönderilerek mezkur maaşlar, ay ay mezkur hazineden kaydedilen
şahıslara verile.
- Medine-i Münevvere’de Eshab-ı kiramdan Hamza Efendimiz (radıyallahu
anh)’ın makamları yolunda, mücavirlerden Hüseyin Efendi vasıtasıyla bina
ve inşa ettirdikleri (ettiren Valide Sultan) sebilde, hacılara su vermek üzere,
üzerinde kendi isimleri yazılı olan on adet bakır maşraba göndermişlerdir.
Zikredilen Hüseyin Efendi, burada vazifeli kılınmış, kendisine senelik 500
kuruş maaş verile. Bu maaşta, seneden seneye diğer maaşlar ile gönderilip
yerinde ita edile.
- Bu vakıfların tebdil, tağyir, taklil ve teksiri Müvekkilem Valide
Sultan’ın ellerinde ola.
Bu şartlarla Mezkur akaratı, arsaları ve yerleri, daha önce mezkur mütevelliye
teslim ettiğimde, o da teslim almış, diğer evkaf mütevellilerininki gibi
hareket ederek teslim işi bitmişken, bu yer ve malların vakfiyetlerini istihkam
kasdiyle, bu nevi evkafın vakfa ilhakı, büyük imamların nezdinde, muhtelefun
fih olduğundan, bunları, Valide Sultan’ın mallarına istirdad ederim
diyerek, fıkhi eserlerde yazılı olduğu üzere hareketle, katip te her iki
tarafın sözlerine bakıp, hayra mani olmaktan sakınarak, bu akarat, arsa ve
arazinin, vakfiyetlerinin sıhhatine, buna kail olan imamların görüşlerine
dayanarak hükmetmiş ve bu hususu yazıya geçirmiştir.
Neticede
mezkur evkafın nakzı imkansız, tebdil ve tağyiri müvekkile Valide
Sultan’dan başkası için imkansız olmuştur: 15 Şaban 1258.
Şahidler: Zekeriyya Vahdeti B. Halil, Hasan Ağa B. Numan, Hacı Ömer Ağa B.
Mustafa, Ahmed Ağa B. Hacı İsmail, Hüseyin Hüsnü Efendi ve diğerleri..
“Seyyid Muhammed Emin Asaf B. Ali, Evkaf İşlerinde Müfettiş”
Bu vakıf Sahih ve mühürlü olup bundan sonra nakzedilmesi muhdir, tebdil ve
tağyiri müvekkilem Valide Sultan’dan başkası tarafından imkansızdır:
1257,19 Rebiuleyvel. Şahidler: Evka zimmeti Mustafa İzzet Efendi, Zekeriyya
Vahdeti Efendi, Muhammed Arif Efendi.
Yazan: “Muhammed Emin Asaf b. Ali, Evkaf İşlerinde Müfettiş”
9.VAKFİYE
Bu vakfiye ve zeyillerinde kayıtlı evkafın vakıfesi Bezm-i âlem Sultan
tarafından aşağıdaki vakfı ikrar vetakrire, sonra da rucu ve istirdada vekil
edilen ve hala Darbhane i amire nasırı ve Valide Sultan’ın kethudası
bulunan Seyyid Muhammed Tahir Beyefendi, şeriat makamından gönderilmiş bulunan
katip Muhammed Said Efendinin, kendi odalarında ve müslümanların huzurunda
akdettiği mecliste, mezkur vakfı tescil ve itmam için mütevelli tayin edilen
müşarun ileyhin katibi Muhammed Şerif Efendinin huzurunda vekaletle ikrar ve
itirafta bulunarak, müvekkilem Valide Sultan evkafının tebdil, tağyir, atkdil
ve teksirini kendi ellerinde ibka ettiklerinden, mezkur evkafın irad ve
masraflarını çoğaltmak istediklerinden,
- Beşiktaş’ta Yıldız köşkü yanında, yeniden inşa ettirdikleri Kasr ı
dilkuşa’nın etrafı taş duvarla çevrili 46741,5 zira kare arsalı, içte ve
dışarda evler ve müştemilatı havi köşkün mezkur arsasının 21877 zira kare
yerini, Sultan Beyazıd Han’ın vakfına senelik 600 akçe mukataa ile ayrıca
24864,5 zira karelik yeri ile bütün ev ve müştemilatı ile vakfetmiş ve şu
şartları ileri sürmüştür:
- Mezkur köşk, senelik 155 kuruş kira ile, her türlü tamiratı kendilerine ait
olmak üzere, kendilerine meşruta ola, bu 155 kuruştan, mezkur Sultan Beyazid
Han vakfının mukataai zemini olan beş kuruş bu vakfa ödene, gerisi 150 kuruş
her sene Haremeyn’e gönderilmekte olan miktar için gelirlere ilave edile.
Vefat ettiklerinde, mezkur köşk evkafının vasıtasıyla taliblerine kiraya
verile. Bu kiralardan mezkur mukataa ödenip gerisi ifade edildiği şekilde
gelirlere katıla. Bu kiraların muaceelesi (hemen alınanı) münasip yerde akara
tebdil edile. Bu vakfın tebdil, tağyir, taklil ve teksiri kendi ellerinde kala.
- Bu köşk, yazıya geçirilmeden 10 gün kadar önce, mezkur mütevelliye teslim
edildiğinde, o da tesellüm etmiş, diğer evkaf mütevellileri gibi tasarrufta
bulunarak vakfı tamamlamış ve teslim almışken, zikredilen vekil Efendi, bu
vakfı hukuken kuvvetlendirmek maksadıyla (istihkam), vakıftan rucu ederek
mezkur köşkü Valide Sultan’ın mülküne istirdad ile mezkur katibin (Seyyid
Muhammed Said) karşısında mütevelli ile muhasamaya düşmüş, katip te bu
ihtilafın fıkıh imamları katındaki değerini göz önüne alarak, vakfın önce
sıhhatine, sonra luzumuna hükmettiğini kaydederek bundan sonra bu vakfın
nakzına imkan bulunmadığını, sadece tebdil tağyirinin Valide Sultan’ın
yetkisinde kaldığını hükme bağlamıştır. 21 Şaban 1258
Sahidler: Seyyid Ahmed b. Seyyid Ali, Ali Şükrü b. Muhammed
“Bu
yazıyı okuduğumda, onu şer’i şerife ve doğruya uygun buldum”:
Muhammed Rüşdü... Salih-zede, Umur-i evkaf’ta müfettiş.
10.VAKFİYE
Bu vakfiye ve zeyillerinde kayıtlı evkafın vakıfesi Bezm-i Alem Sultan’ın
aşağıdaki zikredilecek evkafı ikrar, takrir ve sonra da rucu ve istirdadına
vekil tayin ettiği ve halen Darbhane-i amire nazırı ve Valide Sultan’ın
kethudası bulunan Seyyid Muhammed Tahir Beyefendi, Darbhane’deki
odalarında, şeriat makamından gönderilen katip Seyyid Muhammed Said
Efendi’nin akdettiği mecliste, aşağıdaki evkafı tescil ve itmam için
mütevelli tayin edilen zatın katibi Muhammed Şerif Efendi’nin huzurunda
vekaletle ikrar ve itirafta bulunarak “Müvekkilem Valide Sultan,
evkafının tebdil tağyir ve taklil ve teksirini kendi ellerinde ihka etmiş
olduğundan bu evkafın irad ve masraflarını çoğaltmak istemeleriyle aşağıdaki
evkaf, onun evkafına kaydedilmiştir “ dedi:
- Kocaeli’nin Yoros nahiyesinde köyünde Atik camii yanında iki tarafı
zikredilecek bostan, diğer tarafları bir diğer vakıftan bahçe ve umumi yol ile
çevrili ve müştemilatlı bir ev.
- Mezkur yerin yakınında, etrafı lamro zimmi bostanı, Emir Yusuf ve Derzi Ahmet
evi bahçesi, Mustafa evi bahçesi, kışlaya giden umumi yol, Hasan Çavuş varesesi
mağazası, kale duvarı, evvelce han ve kahve dükkanı bugün karantina, deniz
kenarındaki umumi yol ile çevrili tahminen 40 dönüm arsalı, üstte ve altta iki
bahçıvan odası, üç ahır, bir küçük kuyu, iki dolaplı büyük kuyuya sahip büyük
bir bostan.
- Bu bostane tabi olarak kullanılan bostan karşısında, etrafı Sarı Muhammed,
Ali Ağa bağı, kavak kalesi, dağ ve umumi yol ile çevrili iki dönümlük yer.
- Bu bostanın karşısında deniz kenarındaki yer.
- Galata’ya tabi Beşiktaş’ta, Yıldız köşkü yanında, etrafı mezkur
köşk, Kazaz başı bağı ve tarlaları arasından Zincirli kuyuya giden yol,
Zincirli kuyudan gelip Ermeni meşatlığı önünden geçen yol, Sarı zimminin
tarlası ile çevrili 40 dönümlük büyük tarla.
- Mezkur köşkün yanında, dere içinde, etrafı, Sarı zimminin tarlası, Dilküşa
köşkü duvarına bitişik olan aşağıda zikredilecek tarla, maşatlık duvarı,
Zincirli kuyudan geçen umumi yol ile çevrili 3,5 dönüm tarla.
- Etrafı, mezkur maşatlık duvarı, mezkur tarla, Dilküşa köşkü duvarı, Dilküşa
köşküne gidilen yeni araba yolu ile çevrili 3,5 dönüm tarla.
- Selanik’te, hududu biline 646 zira yanmış gümrük arsası.
- İstanbul’da Mahmud Paşa mahallesinde, etrafı Hacı Mustafa Ağa arsası,
Muhammed Emin Ağa evi, Penbe hanım evi ve umumi yol ile çevrili 242 zira kare
arsalı, müştemilatlı, günlük iki akçe kira getirebilir bir ev.
- Mustafa Efendi’den 2500 kuruşa satın alınan ve hoca paşa yakınında
Elvan Mahallesinde olup, etrafı Ahmed Paşa camii, Hasan ve Mustafa Efendi
evleri ve umumi yol ile çevrili 490 zira kareli arsası ve müştemilatı olan,
günde iki akçe getirebilir bir ev.
- Saliha Hanım’dan 2000 kuruşa satın alınan, Üsküdar ve Toygar Hamza
mahallesinde olup, etrafı Molla Mustafa evi, Hacı Ahmed Efendi veresesi evi,
Ramiz Efendi evi ve bahçesi ve umumi yol ile çevrili 1650 zira arsalı ve
müştemilatlı, günlük dört akçe kira getirebilir bir ev.
- Muhammed ve hanımı Halide’den 1500 kuruşa satın alınıp Hoca Paşa
yakınında Elvan-zade mahallesinde olup etrafı, Haffaf Şakir ağa, Hasan ağa,
Sadık ağa evleri ile umumi yol tarafından çevrili, Elvanzade vakfına senelik 60
para mukataalı 183 zira arsa üzerinde yapılmış müştemilatı havi, günlük üç akçe
kira getirebilir bir ev.
- Zisu mimiden 3000 kuruşa satın alınan, Üsküdar’a bağlı Cenkar köyü
yakınında Kuleli denilen yerde deniz kenarında, önünde denize hakim yol,
yanında 100 ziralık Eci Krisu zimmi kireçhanesi sınırından dik yukarı
gidildiğinde kaptan paşa seddine geçilen umumi yol ile aynı seddin üzerinden
dik yukarı Petraki zimminin taşlık çukuruna, buradan Kasr-ı hümayunun sed
duvarı başından mezkur duvar sınırı ile gidilerek mezkur köye geçilen umumi
yola, buradan Timurcu Ali ağanın Timurcu dükkanı ve ahırına varan hudud
çevrili, herbiri müştemilata sahip bir bab, yeniden inşa edilen ve senelik 75
kuruştan 150 kuruşa kadar kiraya verilebilecek iki bab kireçocağı.
- Seyyid Hüseyin Ağa ile hanımı Saliha hatundan ve kainvalidesi Emetullah
hanımdan satın alınıp, Sultan Ahmed Camii yanında Güngörmez mahallesinde olan,
etrafı, Tatar Ahmed ağa, kara Mustafa Evleri, Şükrü Efendi bahçesi ve umumi yol
ile çevrili, merhum Ahmed Ağa vakfına senelik 360 akçe mukataalı, 160 zira arsa
üzerinde, yapılmış müştemilata sahip, günlük 4 akçe kira getirebilir bir ev.
- Dergah-ı Ali’nin baş kapıcılarından Seyyid Mustafa ile halilesi Ümmü
Gülsüm hanımdan satın alınan ve Aksaray yanında Sofular mahallesinde olup,
etrafı Bandıra’lı hacı Muhammed veresesi, bozacı sokağı, imam meşrutası
ve umumi yol ile çevrili bir evin iç duvarı hizasından büyük köşk ve havuz ile
topluca 600 zira arsalı, günlük 6 akçe kira getirebilir ve müştemilata sahip
bina ve bahçe yerleri.
- Buraya akan bir masura ve üç cuvaldız tatlı su.
- Hıristiyan Mariye’den 750 kuruşa satın alınan, İstinye nahiyesine tabi
Yeniköy ve Penaiyye mahallesinde olup etrafı, Nikoli zimmi evi Pere Timus zimmi
bahçesi, umumi yol (iki taraftan) ile çevrili 110 zira arsalı ve müştemilatlı,
günlük 1,5 akçe kira getirebilir bir ev.
- Fatıma (Cezb-i cihan) kadından satın alınan, Üsküdar’da Gerede
mahallesinde olup, etrafı Şekerci Hüseyin ağa evi, Merhume Gülfem hatun
vakfından muayyen mahal, Katip Hamdullah Efendi evi ve umumi yol 1330 zira
rasalı müştemilatı havi, günlük 2 akçe kira getirebilir bir ev.
- Taşçı Nikola Zimmi’den 500 kuruşa satın alınıp, Galata’da
Eğrikapı içinde Sultan Beyazıd mahallesinde bulunup, etrafında Penbeci Nakolaki
zimmi evi, şerbethaneci Nikolaki zimmi’nin mutfak ve bahçesi,
Yenişehirli kızı ve hiristiyan Yeturice’nin kargir evi, keresteci Yekof
zimmi evi açıklığı, döşemeci kostanti zimmi evi, diğer iki yanı umumi yol ile
çevrili 463 zira 22 parmak arsalı, müştemilatlı bir evin 247 zira mahalli,
merhum Hacı Amma vakfından olması dolayısıyla, bundan başka Penbeci Nikolaki
zimmi menzili tarafından 216 zira 22 parmak müştemilatı havi, günlük 1 akçe
kira getirebilir mahalli.
- Seyyid Muhammed Emin Efendi’den 2000 kuruşa satın alınan, Anadolu
Hisarında Muhaşşi Sinan Efendi Mahallesinde olup, etrafı büyük su hazinesi,
Pekmezci Emin ağa evi, diğer iki taraftan umumi yol ile çevrili 760 zira arsalı
ve müştemilatlı, günlük 4 akçe kira getirebilir bir ev.
- Hıristiyan Tuhfe hanımdan 1750 kuruşa satın alınıp, İstinye’de
Çarkabağı mahallesinde olup, etrafı Zutri zimmi evi ve bahçesi Surupe
zimmi evi ve bahçesi ve umumi yol ile çevrili, malum müştemilata sahip, günlük
3,5 akçe kira getirebilir bir ev ile altında bir bab şerbethane.
- Yemandi zimmi ve hanımı Saltaniçe’den 1000 kuruşa satın alınan ve
İstinye’de Yeniköy’de Aya Nikola mahallesinde olup, etrafı fıçıcı
mito zimmi bahçesi, berber Nikola zimmi ev ve günlük iki akçe kira getirebilir
bir ev.
- Hatice Hatun’dan 1500 kuruşa satın alınan Yeniköyde molla Çelebi
mahallesinde olup, etrafı Tevhide Hatun evi, camcı Yakub veresesi bahçesi, İmam
Ali Efendi evi, ve umumi yol ile çevrili 4450 zira arsalı ve müştemilatlı,
günlük 3 akçe kira getirebilir bir ev.
- Hacı Hasan Ağa ve annesi Amine Hatun’dan 1500 kuruşa satın alınan,
Üsküdar’da Debbağları mahallesinde olup etrafı, canbaz Beşe, Muhammed Ağa
ve İbrahim Ağa evleri, dördüncü tarafı da umumi yol ile çevrili 600 zira arsalı
ve müştemilatlı, günlük üç akçe getirebilir bir ev.
- Kayas Halil Ağa ve hanımı Hanife hatun’dan 1000 kuruşa satın alınıp,
Üsküdar’da macuni Kasım mahallesinde bulunan ve etrafı Habib bey konağı
bahçesi, iki taraftan divan çavuşlarından İbrahim Ağa ve bahçesi dördüncü
tarafı umumi yol ile çevrili 973 zira arsalı, müştemilatlı günlük iki akçe kira
getirebilir bir ev.
- Nefise Hatun’dan 2000 kuruşa satın alınan, mezkur kasabada hoca paşa
yakınında Hubyar mahallesinde, etrafı muhsin oğlu hanı duvarı, Mustafa Vehbi
Efendi veresesi evi, iki taraftan umumi yol ile çevrili 280 zira arsalı,
müştemilatlı, günlük 5 akçe kira getirebilir bir ev.
- Bu evin altında iki bakkal dükkanı.
- Boyacı Yorni’den 2250 kuruşa satın alınıp, Silivri kazasında Kapanönü
denilen mahalde, etrafı Mişko yahudi, Hayim yahudi, Kazkapan havlusu ve umumi
yol ile çevrili, müştemilatlı olup senelik 20 kuruş kira getirebilir bir
dükkan.
- Dimo Eneştaş zimilerden 10000 kuruşa takas ve mahsub olarak satın alınan,
mezkur kasaba çarşısında etrafı Salih Bey evi ve bahçesi, Acı Bagdesar zimmi
değirmeni, Hasan ağa bahçesi ve Sutri zimmi değirmeni ve umumi yol ile çevrili
olup aslında keresteci dükkanı, bugün ise senelik 10 kuruş kira getirebilir bir
fırın ve senelik 20 kuruş kira getirebilir bir mumhane.
- Hıristiyan maryure’den 1000 kuruşa satına alınan, Galata’ya tabi
Beşiktaş’da Kuruçeşme köyünde olup etrafı bakkal dükkanı, şapçı bahçesi,
hususi yol ve umumi yol ile çevrili, müştemilatlı, günlük 3 akçe kira
getirebilir bir ev ve altında bir dükkan.
Valide
Sultan bunları vakfettikten sonra şu şartları da tayin etti:
- Anadolu Kavağındaki eski camii yanındaki evde olan kale-i hakani ağası Ahmed
Ağa, hayatta oldukça orada oturacak, vefatından sonra burası vakıf tarafından
icarreteyn ile kiraya verilecek.
- Vuli mahalli, tek bir icar ile diğer evler, dükkanlar ve arsalar icareteyn
ile icara verilecek; mezkur tarlalar da vakıf tarafından ziraat ve ekime tabi
tutulacak, hersene kira ve hasılata alınıp, diğer evkaf gelirlerine ilave
olunacak.
- Yoros nahiyesinde olup Valide Sultan’ın vakfına kaydedilen Çıbıklı
arazisinin bekçisi Ali ağaya, evkaf mahallesinden gelen ilmuhaber gereğince her
ay verilen 250 kuruş, aynı şekilde ağaya Tokad arazisinin bekçisi olan hacı
Muhammed ağaya da aynı şekilde kaydı hayat şartıyla tayin edilen aylık 33 kuruş
verile. Heriki bekçinin vefatlarında, bu maaşları herhangi bir kimseye
verilmeyip, evkaf gelirlerine ilave edile.
- Valide Sultan, Ebu Eyyub Ensari türbesine astıkları bir gümüş avizenin
şamdanlarında kullanmak üzere her sene 15 kıyye mum balı alınıp, türbedar
başına teslim edilmesini, mübarek ramazan gecelerinde ve diğer mübarek
gecelerde her Cuma ve Pazartesi geceleri türbedarlarca, bu mumlar şamdanlıklara
konulmasını, bunun karşılığında baş türbedara senelik 20 kuruş, diğer
türbedarlara da aralarında müsavi şekilde dağıtılarak 100 kuruş verilmesini
istemişlerdir. Ayrıca, ilk vakfiyem ve zeyilleri ile bu vakfiyede bulunan
şartlarıma göre amel oluna demişlerdir.
- “Bu evkafın tebdil, tağyir, taklil ve teksiri kendi ellerinde
bırakarak, bostan evler, dükkanlar ve arsaları, mezkur mütavelliye teslim
ettiklerinde, o da teslim alarak diğer evkaf mütevellileri gibi tasarrufta
bulunmuştur” deyince, mezkur vekil ictinab edip, bu çeşit bostan evler,
dükkanlar, arsalar ve tarlaların vakfa ilti hakkı, büyük fakirlerce
ihtilaflıdır diyerek bunların Valide Sultan’ın mülküne iadesine
istemiştir. Bunun üzerine Kati her iki tarafın iddialarını göz önüne alarak,
hayra mani de olmamak için, bostan evler, dükkanlar, arsalar ve tarlaların
bütünüyle vakfiyetlerine, fıkıh imamları arasında buna imkan gören alimin
görüşlerine dayanarak hükmetmiş, kayda geçirmiş, böylece vakfın bozulması
imkansızlaşmıştır. Ayrıca vakfın tebdil ve tağyiri Valide Sultan’ın
dışında bir kimse için de söz konusu olamaz: 29 Muharrem 1260
Şahidler: Hafız Bekir Efendi b. Abdullah, Zekeriya Vahdeti Efendi b. Halil,
Ahmed Ağa b. Hacı İsmail
Yazan: Hacı İbrahim Rüşdi, Muhammed Hamdi’nin talebelerinden.
“Bu yazıyı okuduğum zaman onun şer-i şerife uygun olduğunu gördüm”:
Ahmed Şükri b. Muhammed, Umur-i Evkaf’ta müfettiş.
11.VAKFİYE
Bu vakfiye ve zeyillerinde kayıtlı evkafın vakifesi Valide Sultan tarafından,
aşağıda zikredilecek evkafı ikrar ve takrire, sonra da rucu ve istirdada vekil
kılınan, halen darbhane-i amire nazırı olan ve Valide Sultan’ın kethudası
bulunan Seyyid Muhammed Tahir Beyefendi, İstanbul’da Fazlı Paşa Sarayı
yanında uzun Şucaeddin mahallesindeki evlerinde, Şeriat makamından gönderilen
katip Seyyid Muhammed Said Efendi’nin akdettiği toplantıda, aşağıda
zikredilece evkafı tescil ve itmam için mütevelli tayin edilen Zekeriyya
Vecdeti Efendi’nin huzurunda ikrar ve itirafta bulunup, “Müvekkilem
Valide Sultan evkafının tebdil, tağyir, taklil ve teksirini kendi uhdelerinde
ibka etmiş olduklarından vakıflarının irad ve mesarifinin çoğaltılmasını arzu
etmişler ve aşağıdaki emlakın evkafa kayd ve ilhakını emretmişlerdir:
- Silistre sancağında, Varna’da etrafı Ahmed ve Muhammed Ağanın
tasarrufundaki mağaza, Emetullah ve Hatice hatunlar, Sergiz zimmi mağaraları,
Sultan Selim Han vakfından Şumnulu Yakub oğlu dükkanı yine aynı vakıftan Derviş
Tahir bey tasarrufundaki arsa umumi yol, Bıyıklı oğlu yenaki arsası 600 zira
kare yanmış iki gümrük arsası.
- Varna’da Kum kapı tarafında yıkılmış iç kale yerinde, etrafı ev, diğer
üç tarafı umumi yol ile çevrili 1023 zira kare arsa.
- Yine üç kale duvarı içinde, etrafı Hasan ağa yetimleri arsası, Arif ağa
dükkanı arsası, aşağıda zikredilecek arsa, mezkur camii meydanı, umumi yol ile
çevrili 123 zira arsalı bir mağaza.
- Bu mağazanın yanında, etrafı Despito hanım ile kürd Abdullah arsaları, Hacı
Mustafa arsası, Sultan Selim Han’ın eski vakfından mağaza, mezkur camii
meydanı ile çevrili 371 zira arsa.
- Varna haricinde, etrafı zikri aşağıda gelecek arsa, kale duvarı, deniz kenarı
ve umumi yol çevrili, üzerinde gümrük inşa edilen 370 zira arsa.
- Bunun yanında olup, etrafı kale duvarı, tabiye tarafında hendek ve umumi yol
ile çevrili, birbirine bitişik 600 zira üç arsa.
- Yine Varna dışında, etrafı kadim kahve dükkanı karşısında, iki taraftan cali
mecel, bir taraftan deniz kenarı, dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili 114
zira arsalı, kahve sayfiyesi denilen binalar.
- Bunların yanında bir taraftan cali mahal, diğer taraftan deniz kenarı, kumluk
ve umumi yol ile çevrili 150 zira arsa.
- Yine Varna dışında, etrafı diğer bir vakıftan Foçici dükkanı, kale yanındaki
hususi yol, iki taraftan umumi yol ile çevrili 180 zira arsa.
- Sur dışında 370 zira arsa üzeeinde, Valide Sultan’ın bizzat inşa
ettirdiği ve malum müştemilatı havi bir gümrük binası.
- 6000 kuruşa Yorgi zimmiden satın alınan ve bu fiata takas ve mahsub olunup
Üsküdar’da büyük bakkal, etrafı Futaki, bakkal Dimitri, Anestive Apostol
zimmileri evleri, dördüncü tarafı zikri aşağıda gelecek bakkal dükkanı, ekmekçi
fırını ve umumi yol çevrili ve malum müştemilatı havi ve günde iki akçe kira
getirebilir bir ev.
- 7000 kuruşa Elenko nasraniden satın alınan ve bu meblağa takas ve mahsub
olmak üzere mezkur köyde üç taraftan mezkur Yorgi zimminin evi, bahçesi,
dördüncü tarafı umumi yol ile çevrili, birbirine bitişik, günlük dörder akçe
kira getirebilir bir bakkal dükkanı, bir ekmekçi dükkanı ve fırını.
- Valide Sultan’ın akara tedbilini şart koştuğu paralarından 250 kuruşa
Aişe Hatun’dan satın alınan ve Üsküdar’da Bulgurlu köyünde olup bir
taraftan kirişçi Hacı Muhammed ağa, diğer taraflardan Feyzullah veresesi
evleri, umumi yol ve müşterek havlu ile çevrili, müştemilatlı, aylık 20 akçe
getirebilir bir ev.
- Üsküdar’da İstevrusun köyü dışında Küplüce’deki arsaları,
Hamidiye vakfı mülhakatından merhum Abdullah ağa vakfına, herbiri senelik malum
mukataalı, bir taraftan Valide Sultan’ın tasarruflarındaki ağa bağı diye
tanınan bağ vakfı, bir taraftan diğerinin tarlası, diğer iki tarafı umumi yol
ile çevrili, tahminen on dönüm miktarı ve içinde yapılmış bir köşkü bulunan bir
kıta bağ.
- Bir taraftan bağ vakfı, bir taraftan Nam zimmi bağı, diğer taraftan dere ve
umumi yol ile çevrili tahminen 12 dönüm bağ.
- Bunun karşısında bir taraftan Valide Sultan’ın tasarrufundaki eski bağ,
diğer taraflardan Yahya bağı, Mustafa tarlası, Valide Sultan’ın
tasarrufundaki tarla ve bağlar yolu çevrili tahminen 22 dönüm miktarı bir bağ.
- Bir taraftan Hammami Behram ağanın bağı, tarlası diğer taraflardan bağlar
yolu, Büyük Çamlıcaya gidilen yol, çevrili üçgen şeklinde, tahminen 41 dönüm
bir parça bağ.
- Hüdavendigar sancağında Kızılca Tuzla denilen Ayvacık kazasına tabi Karlı
köyü hudutları içinde Gökyeri diye bilinen yerde, maliye hazinesinden senelik
2000 kuruş bedel ile mukayyed olup etrafı, Ahmed bey zeytinliği, diğer
taraflarda Hacı Hüseyin zeytinliği, Hamamcıoğlu zeytinliği ve umumi yol ile
çevrili tahminen 30 dönümlük zeytinlikten, Valide Sultan melike oldukları yarı
hisselerini vakfedip diğer evkafına ilhak etmişler ve şu şartları tayin
etmişlerdir:
- Mezkur gümrük idare-i vahide sahiha-i şer’iye ile; mağaza sayfiye, arsa
ve evler ve dükkanlar icareteyn-i mutadeyn ile mutadeteyn ile talibelerine
icara verilmeli. Gelirleri her sene ve mezkur ağaçların yarım hisse-i şaiyaları
senelik 1000 kuruş, mezkur hazineden alınarak evkafın emirlerine ilave oluna.
- Valide Sultan’ın vefatında, mezkur bağların tamir ve termimatı
masrafları her sene mezkur Abdullah ağa vakfına yapılması lazım gelen mukataa-i
muayyeneleri kendilerine ait olmak üzere tasarrufu kendilerine ait olmalı.
Valide Sultan’ın vefatlarında icareteyn-i misliyyeteyn ile taliblerine
icara verilmeli, her sene kiralarından mukataaları ödendikten sonra, diğer
evkafın gelirlerine ilave edilmeli.
- Mekke-i mukerrede de haftada Pazartesi ve Perşembe günleri Şifa-i şerif
okumak üzere bir şifa i şeriften tayin edilmeli, aylık 50 kuruştan senelik 600
|